25
Yorum
41
Beğeni
5,0
Puan
327
Okunma

ᰔᩚ__________________🖋
Bakışlarındaki buz tutmuş coğrafyada kaç kış eskittim,
Sen, geçtiğim her yolu kendi ellerinle ateşe verirken.
Avuçlarımda biriken harfler dilsiz bir yasın nöbetçisi değil artık,
Bu sevdanın defterini kapattım, mührünü kendi kanımla vurdum.
~~
Rayından çıkmış bir vagonun sağır gıcırtısı gibi,
Yorgun bir türkü sızıyor gecenin kimsesiz damarına.
İçimdeki gurbeti senin kıyılarında dindirmek isterken,
Kendi sesimin yankısında boğuldum, sana varamadım.
~~
Gökyüzü omuzlarımda kurşun bir yük, yıldızlar birer kırık cam,
Sevdayı bir kutsal emanet gibi taşıdım bu viranede.
Sen, bir yabancının gölgesine sığınmışken sessizce,
Ben kendi ruhumun kuyusunu ellerimle kazdım, görmedin.
~~
Alfabemi hangi kuyuya gömsem, yankısı yine senin adın,
Kırık bir aynanın yüzünde dağılır paramparça bu ahlar.
Zamanın parmakları arasından sızan irinli sızıdır aşk,
Derman diye sunduğun her yara, bir ömür sürer bende.
~~
Eski bir kapı gıcırtısıdır artık aramıza giren sükût,
Hangi eşiği aşsam ardında bir kışın ayazı bekler.
Senin lügatinde vefa, tozlu raflarda unutulmuş bir mühürse eğer,
Benim ömrüm mührün altında ezilmiş bir öksüzdür.
~~
Yüreğimde biriktirdiğim masum kuşlar vuruldu bir bir,
Kanatlarında senin buzdan örülmüş kelimelerin izi.
Gitmeyi bir marifet sanan ayaklarına baksın bu ayrılık,
Kalanın sızısı, gidenin sahte hafifliğinden daha derindir.
~~
Gözlerimin feri sönmüş, aynada kendimi arar oldum,
Bir aşkın kalıntısında kalmış, kimsesiz ve dilsiz bir gölge.
Sen, baharı başkalarına müjdelerken kapı ağzında,
Bana düşen, bu sitemkâr öfkenin en zifiri karanlığıdır.
~~
Mürekkebim biter, kâğıt sararır, içimdeki yol uzar,
Bir sevda değil bu, bir ömrün sessizce tasfiyesidir artık.
Hangi limana sığınsam, fırtınan orada bekler beni,
Demir atmışım bu acıya, ne kurtulurum ne giderim.
~~
Sesin uzak bir uğultu, yüzün silik bir fotoğraf şimdi,
Kendi içimde kurduğum dar odada sallanır hayaller.
Sitemim sana değil, seni içimde büyüten canadır,
Vurulmuşum en hassas yerimden, katilim ise bir hatıra.
~~
Bulutlar geçer, ay saklanır, bu gece de sabahı görmez,
Bir teselli kırıntısı aramak, kurumuş bir topraktan filiz ummaktır.
Kırık dökük anların içinde hapsolmuş birer mülteciyiz,
Ama bu pranganın anahtarı avuçlarında çürümüş.
~~
Gözlerimi kapatsam dünya durur mu dersin bu öfkeyle?
Yoksa bu ihanetin sızısı damarlarımda bir zehir gibi mi akar?
Bir ömür bekleyen yorgun ve yaralı gemi misali ruhum,
Sükûnetin kapısını sadece son nefeste çalacak gibi.
~~
Karanlık bir sessizlik sızar artık bu aşkın kalıntısından,
Toprak yorgun, su bulanık ve gökyüzü dilsiz bir boşluk şimdi.
Eski bir sitemin ağırlığını bırakıp gecenin ıssızlığına,
Sıyrılıp gidiyorum bu sevdadan; kimsesiz, izsiz ve dilsiz.
ᰔᩚCemre yaman
5.0
100% (29)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.