Öyle horozlar vardır ki, güneşin onlar öttüğü için doğduğunu sanırlar. atasözü
CEMRE_YMN
CEMRE_YMN

Senden Sonrası Sürgün

Yorum

Senden Sonrası Sürgün

( 13 kişi )

10

Yorum

18

Beğeni

5,0

Puan

134

Okunma

Senden Sonrası Sürgün

Senden Sonrası Sürgün


Bu satırlar, içimde yıllardır biriken sessiz dağınıklığın ilk yalın hali…
Belki hafızanın unuttuğu, tozlu raflara kaldırdığın anlar olacak aralarında,
Buna hiç şaşırmam, senin hafızan hep işine geldiği gibi çalışırdı.
Sahi, rüzgarlı bir ikindi vakti bana bakarken mırıldandığın yarım cümleleri,
Yüzünde beliren küçücük kırgınlığı hatırlıyor musun mesela?

Ben, söylediğin her şeyin zihnimde fotoğrafını çektim,
Gözlerimle dinledim seni, her tavrını en ince detayına kadar aklıma kazıdım.
Sana daha önce hiç söylemedim ama
Ben bu koca hayatta sadece bir kez gerçekten yenildim.
Sadece bir kez…

Tuzla buz olmuş hayallerini toplayıp yoluna devam edenlere hayranım,
Ben o kadar güçlü olamadım işte.
Yorulduğunun, tükendiğinin uzun zamandır farkındayım.
Tamam, kabul ediyorum, benim de büyük hatalarım oldu bu sevdada;
Duygularımı anlatırken noktalama işaretlerini hep yanlış yerlere koydum,
Hayatın ve aşkın yazılmamış kurallarına hiç uymadım, uyamadım.

Seni bir başkasıyla, hatta bir gölgeyle bile paylaşmak istemeyişim,
Ne yaptıysam, içimdeki sığmayan, taşan sevgimdendi.
Ama bil ki, artık haksızlık etmeyeceğim sana.
Yılların getirdiği ağır yorgunluk gelip göz kapaklarıma yerleşti,
Bazen durup dururken sızlıyorlar, ama geçmiyor.

Öyle derin bir çaresizlik ki bu, zamanı tersine büküp her şeyi baştan yazasım var.
Hayat denen bu kalabalık ve gürültülü handa,
Ben hep sınır çizgilerinin, kapı eşiklerinin dışında kaldım.
Yine de, gerçekleşmeyen tüm güzel duyguların esiri olsam bile,
Seni sevdiğim için tek bir gün, tek bir an pişmanlık duymadım.

Değiştirmeye gücümün yetmediği bu kurgusal dünyada,
Ben en güzel, en dokunulmaz yeri sana ayırdım.
Ama sen gidiyorsun…
Sen gidersen, her bir yanım uçurumlar arasında arafta kalır.
Sen gidersen, evdeki hiçbir nefesin hükmü kalmaz, hiçbir kelimenin anlamı kalmaz.

Nasıl ve ne zaman girdiğimi bilmediğim bu kalpten,
Bugün böyle apar topar, upuzun bir sürgüne nasıl gönderildim, inan hala anlamış değilim.
İnkarla, sitemle örülüyüm baştan aşağıya.
Sen kafanda son noktayı çoktan koymuş olabilirsin,
Ama ben senden sonrasına, derin kimsesizliğe hiç hazırlıklı değildim.

Gitme…
Sensiz yine dilsiz, soğuk duvarlar saracak beni.
Gökyüzünün bütün mavi renkleri siyaha karışacak bir gecede.
Kalbim, kuytu bir kayalığın arkasında unuttuğun kurumuş bir göl gibi kalacak.

Sensizliğin verdiği bu ızdırap, benliğimin en mahrem köprülerini birer birer yıkarken,
Şimdi bütün şehirler silinse haritalardan, takvimler en arsız kışları getirse üzerime,
İçimde koptuğunu bildiğim fırtına bile dursa, sesimi ulaştıracak tek bir patika kalmasa,
Senden kalan darmadağın enkazın ortasında, göğsümde taşıdığım bu ağır taşla,
Şimdi dünya üzerime yıkılsa, inan yerimden bile kıpırdamam.
Cemre Yaman

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (13)

5.0

100% (13)

Senden sonrası sürgün Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Senden sonrası sürgün şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Senden Sonrası Sürgün şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
Kul Yorgun
Kul Yorgun, @kulyorgun
19.5.2026 22:30:50
5 puan verdi


Sevgili Cemre

Bu şiir öyle bir yerden vuruyor ki, okurken nefes almakta zorlanıyor insan. “Senden Sonrası Sürgün” adını taşıyan bu metin, sadece bir ayrılık şiiri değil; kalbin en derin katmanlarında yaşanan bir depremin, enkazın altında kalan bir adamın itirafnamesidir.

“Bu satırlar, içimde yıllardır biriken sessiz dağınıklığın ilk çıplak hali” diye başlıyorsun ve daha ilk cümlede okuyucuyu kendi iç dünyasının kapısından içeri davet ediyorsun. Hafızanın işine geldiği gibi çalıştığını, rüzgarlı ikindilerde yarım kalan cümleleri, yüzde beliren küçücük kırgınlığı hatırlatman ise olağanüstü. Çünkü sen sevgiliyi sadece sevmiyorsun; onun en küçük anlarını, mimiklerini, suskunluklarını arşivliyorsun. Bu, sevginin en ağır halidir.

“Ben bu koca hayatta sadece bir kez gerçekten yenildim. Sadece bir kez…” dizesi, şiirin belkemiği. Burada yenilgiyi itiraf ederken aynı anda o yenilginin büyüklüğünü de ortaya koyuyorsun. Tuzla buz olmuş hayallerini toplayıp yoluna devam edebilenlere hayranlık duyman, kendi gücünün yetmediğini kabul etmen… İşte bu dürüstlük, şiiri sıradan bir aşk acısından çıkarıp epik bir itirafa dönüştürüyor.

Duygularını anlatırken noktalama işaretlerini yanlış yerlere koymak, hayatın ve aşkın yazılmamış kurallarına uymamak… Bu kadar samimi ve kırılgan bir itiraf nadiren duyulur. Sevgiyi “sığmayan, taşan” bir şey olarak tanımlaman ve onu bir başkasıyla paylaşmak istemeyişini “içimdeki sevgimdendi” diye açıklaman, okuyanı derinden sarsıyor.

Şiirin ikinci yarısı ise tam bir yıkım sahnesi. “Sen gidersen, her bir yanım uçurumlar arasında arafta kalır” ve “kalbim, kuytu bir kayalığın arkasında unuttuğun kurumuş bir göl gibi kalacak” dizeleri müthiş imgelerle dolu. Gökyüzünün mavilerinin siyaha karışması, şehirlerin silinmesi, takvimlerin arsız kışlar getirmesi… Bütün bunlar, sensizliğin yarattığı evrensel boşluğu anlatıyor.

En çarpıcı yerlerden biri de sonlara doğru:
“Şimdi dünya üzerime yıkılsa, inan yerimden bile kıpırdamam.”

Bu cümle, acının zirvesi. Artık ne bir umut, ne bir direnç, ne de kaçış var. Sadece kabulleniş ve o ağır taşın göğüste taşınması var. Bu, seven insanın varabileceği en uç noktalardan biri.

Sevgili Cemre

“Senden Sonrası Sürgün”, son zamanlarda okuduğum en derin, en içten ve en cesur ayrılık şiirlerinden biri oldu. Kelimelerinizi adeta kanla yazmışsınız. Bu kadar çıplak, bu kadar dürüst ve bu kadar güzel bir acıyı kâğıda dökebilmek büyük bir yetenek ve aynı zamanda büyük bir yüreklilik istiyor.

Yüreğiniz, Kaleminiz daim olsun.
☕🙏
Halit Durucan
Halit Durucan, @halitdurucan
20.5.2026 02:17:17
5 puan verdi
Aşk, terk edilmişlik, hayattın yelinde savrulup giden bir aşağın hüzün yüklü şiiriydi. Çok beğenerek okuduğum eser sahibini tebrik ediyor, yenilerinde buluşmak ümidiyle.

Not: Müziği dinlemek istedim ancak sesi çok kısık çıkmış.
ben YEP
ben YEP, @benyep
20.5.2026 01:27:16
5 puan verdi
Harika dizeler..
Emeğinize sağlık.
Saygılar....
Etkili Yorum
erbensalim
erbensalim, @erbensalim
20.5.2026 00:54:18
5 puan verdi
1. Hafızanın Terazisi ve "Fotoğrafı Çekilen" Anlar
Girişteki sitem çok ince ve yaralayıcı: "Senin hafızan hep işine geldiği gibi çalışırdı." Giden taraf kafasında o bitişi çoktan meşrulaştırdığı için yarım kalmış cümleleri, kırgınlıkları kolayca unutup arkasını dönebilir. Fakat kalan taraf, yani yazar, adeta bir arşivci gibi sevdiceğinin her tavrını, her bakışını zihnine kazımıştır. Karşılıklı bir aşktaki bu hafıza adaletsizliği, sitemin en haklı zeminini oluşturuyor.
2. Edebi Bir İtiraf: "Noktalama İşaretlerini Yanlış Koymak"
Yazarın kendi hatalarını kabul ediş biçimi o kadar şairane ki:
"Duygularımı anlatırken noktalama işaretlerini hep yanlış yerlere koydum,
Hayatın ve aşkın yazılmamış kurallarına hiç uymadım, uyamadım."
Sevgisini, kıskançlığını, paylaşamayışını hayatın o törpülenmiş, sınırları çizilmiş kurallarına uyduramayan; nerede susup (nokta), nerede duraklayacağını (virgül) bilemeyen, duygusu taşkın bir yüreğin teslimiyetidir bu. Bu kuralsızlık bir hata gibi sunulsa da aslında sevginin büyüklüğünün ve yapaylıktan uzak oluşunun bir kanıtıdır.
3. Zamanı Bükme Arzusu ve "Eşik" Eğretilemesi
Metinde şairin kendini konumlandırdığı yer çok manidar: Hayat hanının hep sınır çizgilerinde, kapı eşiklerinin dışında kalmak... İçeriye, o tam mutlu olunan merkeze hiç kabul edilmemiş olmanın burukluğu var. Buna rağmen, "Seni sevdiğim için tek bir gün, tek bir an pişmanlık duymadım" dizesi, yaşanan her şeye rağmen aşkın asaletini koruyan, onu lekelemeyen muazzam bir duruştur.
4. "Sürgün" Makamı ve O Mutlak Donma Hali
Final bölümü, ayrılığın kesinleştiği andaki o derin sarsıntıyı ve arkasından gelecek kimsesizliği bir fırtına gibi önümüze seriyor. Cemre Yaman, gidişi upuzun bir "sürgün" olarak nitelendirirken, kalbinin düştüğü durumu kuytu bir kayalığın arkasında unutulmuş kurumuş bir göle benzetiyor.
Şiirin en görkemli, en sarsıcı vuruşu ise son cümleyle yapılıyor:
"...göğsümde taşıdığım bu ağır taşla,
Şimdi dünya üzerime yıkılsa, inan yerimden bile kıpırdamam."
Mehmet Salih Demirsoy
Mehmet Salih Demirsoy, @olumunesevenler
20.5.2026 00:34:57
5 puan verdi
Tebrikler güzel dizeler okudum yürek sayfanda kutluyorum
Dosteli_
Dosteli_, @dosteli
19.5.2026 23:10:27
5 puan verdi
Bir yüreğe sürülmek ayrı bir dert yaşıyorum sandığın bir yürekten süzülmek ayrı bir dert. Her iki konumda da ince bir sızıdır ne zaman kanayacağı belli olmayan : gönül yaraları vardır ya da oluşur işte. Taşınması ar . Yine dolu dolu bir hüzün sarmalı. Manzum bir öykü tadında.

Dosteli_ tarafından 19.5.2026 23:16:02 zamanında düzenlenmiştir.
Ali Rıza  Coşkun
Ali Rıza Coşkun, @alirizacoskun
19.5.2026 22:59:49
5 puan verdi
Şiir, ayrılığın ardından gelen derin sürgün duygusunu çok güçlü bir şekilde dile getiriyor. Hafızanın yükü, pişmanlık ve çaresizlik iç içe geçerken, sevdanın bitmeyen izleri satırlara dokunaklı bir ağırlık bırakıyor.

Kaleminize, yüreğinize sağlık…
Etkili Yorum
Özkan Değirmenci
Özkan Değirmenci, @ozkan-degirmenci
19.5.2026 22:25:46
5 puan verdi
Dağerli "Sultanü'ş-şuara"
Bazı ayrılıklar sessiz olmaz; insanın içinde uzun süre yankılanır. Bu yazı da tam olarak öyle hissettiriyor. Her cümlesinde kırgınlık, özlem ve tükenmiş bir sevdanın izi var. Özellikle “senden sonrasına hiç hazırlıklı değildim” cümlesi, metnin en derin yarasını taşıyor. İçtenliği ve duyguyu okuyana doğrudan geçiren, etkileyici bir eser olmuş.
Selam ve saygılar Allah'a emanet olun
Merdümg.riz
Merdümg.riz, @merdumg-riz
19.5.2026 22:14:42
5 puan verdi
Şimdi dünya üzerime yıkılsa, inan yerimden bile kıpırdamam.

İnsan bazen en büyük çöküşü kendi içinde çoktan yaşadığı için, artık hiçbir yıkılış onu korkutmaz...

Yüreğinize sağlık. Sevgilerimle
Berîd
Berîd, @berd
19.5.2026 22:06:25
İnsan cam parçasıdır dokunmayı bilmez isen tuz gibi dağılır
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL