Bir iyiliği yapan değil, iyiliği gören hatırlamalıdır. cicero
CEMRE_YMN
CEMRE_YMN

Aşk İmkan-sızı Severmiş

Yorum

Aşk İmkan-sızı Severmiş

( 7 kişi )

8

Yorum

13

Beğeni

5,0

Puan

60

Okunma

Aşk İmkan-sızı Severmiş

Aşk İmkan-sızı Severmiş


Mühürlü kapıların ardında büyüttüm bu sessizliği,
İçimde uğuldayıp duran fırtınayı bir tek gece bildi.
Yüzümü hangi göğe dönsem parmak uçlarım kış kıyamet,
Bir adım atsam dipsiz uçurum, dursam zaman zifiri karanlık.

Sen de haklısın yar...
Kim ister ki kökleri kurumuş bir asırlık çınara su vermeyi?
Ne zaman bir avuç umut serpsek şu ömrümüzün çorak toprağına,
Ardından hep böyle boynu bükük, hoyrat ayrılıklar boy veriyor.

Sana çıkan yollar ketum, dağların göğsü dilsiz bir duvar,
Belli ki bu kara sevdanın alnına,
Daha ilk nefesten önce hasret kazınmış en keskin yerinden.
Biz seninle aynı cümlenin içinde bile yan yana yürüyemedik.

Sen öznesiydin o pürüzsüz göklerin, ulaşılamaz ufukların,
Bense kendi içimin derin kuyusuna çekildim bir gölge gibi.
Göçmen kuşlar kanat çırpar da varamaz ya hani yarım kalan menziline,
Benimki de öyle; hep bir ömür geride kalmak senden, hep eksik.

Şimdi sitem etsem hangi rüzgar duyar sesimi, neyi değiştirir?
Sussa bu dil,
Kalbimin viran eyvanındaki o koca sızı diner mi?
Kaderin çizgisi ruhumuza bu kadar acımasız çekilmişken,
Kime, hangi lisanla anlatabilir ki kendini bu yorgun yürek?

Ne senin gücün yeter küle dönmüş bu yazıyı baştan yazmaya,
Ne de benim dermanım kaldı hayali yollara bakıp avunmaya.
Biz seninle aynı yangından
arta kalan iki ayrı toz zerresiyiz;
Birbirine hiç kavuşamayan ama hep aynı gökyüzünde savrulan.

Ulaşamadığım tenin değil, ruhunun o fethedilmez mağrur ülkesiydi,
İnsan en çok kalbine gurbet düştüğünde böyle derinleşirmiş.
Şimdi avcumda mısra mısra birikmiş bir dünya dolusu ah,
Ve gözlerimde gitgide büyüyen kanaksanmış hüzünle dertleşiyorum..

Gözlerin...
Karanlığımın tam şah damarında duruyor hâlâ dilsiz bir kor gibi.
Biliyorum, ne bu mesafeler kısalacak önümüzde bir parmak boyu,
Ne de bu amansız alın yazısı dize gelecek sitemimizle.

Yazgı derler adına, hırpalanmış bir ömürle silmeye güç yetmez,
Bir garip kuş gibi tünedim kırdığın o dala, bakakaldım öylece.
Ne desek boş, ne söylesek nafile
artık,
Şu akıp giden yalan dünyaya,
Payımıza düşen bu hüzünmüş meğer, ömrümüze biçilen,

Varsın payımıza yine acı bu bıçak sırtı hasret düşsün,
Varsın bu yarım kalmış hikaye Hiçbir kitabın sayfasına sığmasın.
Yarım kalan ne varsa bu fani dünyada,
Bilirim ki en temiz, en saf haliyle kalır mahşerin koynunda.

Leke değmezmiş uzaktan uzağa, gözyaşıyla büyütülen o dilsiz sevdalara,
Solmazmış o hiç dokunulmamış, yaşanmamış günlerin rengi.
Çünkü insan en çok dokunmaya kıyamadığını saklarmış kalbinde,
En çok oradan vurulur, en çok oradan kanarmış sessizce.

Sen de haklısın...
Gözünün kesmediği o dik yokuşları bırakıp, dertsiz düzlüklere sığınmışsın.
Bu yangın, yarı yolda sırtını dönenlerin değil,
Bir ömür külüne sadık kalanların harcıymış meğer;
Sen unuttun, bitti sanıyorsun ya yar,
Ben bu gidişin acısını bile,
Seni utandıracak bir gururla içimde yaşatıyorum.

Cemre yaman

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (7)

5.0

100% (7)

Aşk imkan-sızı severmiş Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Aşk imkan-sızı severmiş şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Aşk İmkan-sızı Severmiş şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Hayalleryumağı
Hayalleryumağı, @hayalleryumagi
17.5.2026 16:33:38
5 puan verdi
Tebrikler
Mükemmel
Selam eder esenlikler dilerim
Güven Tekin
Güven Tekin, @guventekin
17.5.2026 16:30:48
5 puan verdi
Yüreğiniz dert görmesin kalrmine bereket çok güzel bir eser başarılar sevgi ve saygılarımla üstadem
Güven Tekin
Güven Tekin, @guventekin
17.5.2026 16:30:45
5 puan verdi
Yüreğiniz dert görmesin kalrmine bereket çok güzel bir eser başarılar sevgi ve saygılarımla üstadem
erbensalim
erbensalim, @erbensalim
17.5.2026 16:18:40
5 puan verdi
"Cemre Yaman" imzalı bu şiir, imkansızlığın, hasretin ve tek başına taşınan asil bir sadakatin adeta anıtı gibi. Şairin o vurucu ifadesiyle, "yarı yolda sırtını dönenlerin değil, bir ömür külüne sadık kalanların" harcı olan o derin, sarsıcı sevdalardan biri dökülmüş mısralara.

Metindeki duygusal geçişler ve seçilen imgeler öyle güçlü ki... "Aynı yangından arta kalan iki ayrı toz zerresi" olmak, "aynı cümlenin içinde bile yan yana yürüyememek" ya da mesafelerin ulaşılamayan tene değil, ruhun o "fethedilmez mağrur ülkesine" ait olması... Her bir dize, aşkın o en saf, en dokunulmaz ve lirik halini, yani "imkan-sızlığı" ilmek ilmek işliyor. Ulaşılamayan, dokunulamayan sevdaların leke tutmayacağına, mahşerin koynunda en temiz haliyle saklanacağına olan o inanç, sitemin bile ne kadar gururlu ve vakur taşındığını gösteriyor.

Şiirin ritmi, kullanılan hüzünlü ve mağrur ton, insanı sessiz bir tefekküre davet ediyor. Kalbi yoran ama bir o kadar da büyüten, derinleştiren bir eser çıkmış ortaya. Yazanın yüreğine, kalemine sağlık; sızıyı da gururu da şiirle bu kadar güzel buluşturduğu için.
Dosteli_
Dosteli_, @dosteli
17.5.2026 16:17:17
5 puan verdi
İmkansız olan zaten sızının kaynağı değil midir? Bazen de kendi içimize gömdüğümüz ölüler vardır yaşamın kitabında kader diyerek yazılmıştır alnımıza.. Aşkın her yüzünde galibabu ince sızı var.Aşkı erişildiğini sandığı anda kaybettikleriyle özdeş kılan şaire bunları yaz dememiştir kimse. Ancak o bunu öyle etkili yapıyor ki Maşallah desem şiir adına acaba hüzünleri de onamış olur muyum ? Neyse hüzünler uzak olsun hem yüreğinden hem şiirlerinden

Dosteli_ tarafından 17.5.2026 16:26:13 zamanında düzenlenmiştir.
Ebuzer Ozkan
Ebuzer Ozkan, @ebuzerozkan
17.5.2026 16:10:53
5 puan verdi
Varsın bitsin bu yol, varsın sussun son hece,
Ben senin yokluğunu giyinirim her gece.
Sen dertsiz düzlüklerde yeni sayfalar açarken,
Ben bu şerefli külü taşırım ömrümce.
Ebuzer Özkan
Kul Yorgun
Kul Yorgun, @kulyorgun
17.5.2026 15:50:51
5 puan verdi
Sevgili Cemre

“Aşk İmkan-sızı Severmiş”

Bu şiir, modern Türk şiirinde hüzün ve imkânsız aşk temalarını derinlemesine işleyen, katmanlı ve olgun bir metin. Adından itibaren (“Aşk İmkan-sızı Severmiş”) şair, sevginin doğasını baştan tanımlıyor: Aşk, kolay ve mümkün olanı değil, ulaşılmazı, imkânsızı sever. Şiir boyunca bu tema, acı bir olgunlukla işleniyor. Hem klasik divan şiirinin hasret geleneğinden besleniyor hem de modern bireyin iç dünyasının yalnızlığını yansıtıyor.

“Mühürlü kapıların ardında büyüttüm bu sessizliği,
İçimde uğuldayıp duran fırtınayı bir tek gece bildi.”

Şair, duygularını “mühürlü kapılar” ardında büyütmüş. Bu, hem toplumsal hem de kişisel yasakları, engelleri çağrıştırıyor. İçindeki fırtına şiddetli ama dışarıya yansımıyor; sadece “gece” biliyor. Gece burada hem yalnızlığın mekânı hem de sırrın saklandığı zamandır. Sessizlik ile fırtına arasındaki tezat, şiirin temel gerilimini hemen ortaya koyuyor.

“Yüzümü hangi göğe dönsem parmak uçlarım kış kıyamet,
Bir adım atsam dipsiz uçurum, dursam zaman zifiri karanlık.”

Her yöne dönse soğuk ve sert bir kış hissediyor. “Parmak uçlarım kış kıyamet” ifadesi, dokunma ve ulaşma isteğinin bile donmuş olduğunu gösteriyor. Hareket etmek uçurum, durmak ise zifiri karanlık getiriyor. Yani ne ilerleyebiliyor ne de olduğu yerde kalabiliyor. Bu dörtlük, aşkın şairi getirdiği çıkmazı mükemmel özetliyor.

“Sen de haklısın yar.
Kim ister ki kökleri kurumuş bir asırlık çınara su vermeyi?”

Şair sevgiliyi suçlamıyor, aksine anlayış gösteriyor. Kendisini “kökleri kurumuş asırlık çınar”a benzetmesi dikkat çekici. Yaşanmışlık, yaralar ve duygusal kuraklık vurgusu var. Bu imge, şairin kendisini “değersiz” veya “bakılması zor” hissettiğini gösteriyor.

“Ne zaman bir avuç umut serpsek şu ömrümüzün çorak toprağına,
Ardından hep böyle boynu bükük, hoyrat ayrılıklar boy veriyor.”

Umut, çorak toprakta yeşermiyor; aksine ayrılıkları besliyor. “Boynu bükük” ve “hoyrat” kelimeleri, ayrılığın hem üzücü hem de kaba, acımasız olduğunu hissettiriyor. Burada umut bile tehlikeli bir şey hâline geliyor.

Üçüncü Dörtlük
“Sana çıkan yollar ketum, dağların göğsü dilsiz bir duvar,
Belli ki bu kara sevdanın alnına,
Daha ilk nefesten önce hasret kazınmış en keskin yerinden.”

Yollar “ketum” (sır saklayan, suskun), dağlar “dilsiz duvar”. Sevgiliye ulaşmak fiziksel ve ruhsal olarak imkânsız kılınıyor. “Daha ilk nefesten önce hasret kazınmış” dizesi kaderci bir ton taşıyor: Bu aşk, doğuştan yarım kalmaya mahkûm.

“Biz seninle aynı cümlenin içinde bile yan yana yürüyemedik.”

Şiirin en güçlü dizelerinden biri. Dil ve gramer düzeyinde bile yan yana gelememek, ayrılığın mutlaklığını çarpıcı biçimde anlatıyor.

Sevgili Cemre kendini “derin kuyuya çekilmiş gölge” olarak tanımlıyor, sevgiliyi ise “pürüzsüz gökler ve ulaşılamaz ufuklar” olarak. Bu tezat çok net: Biri ulaşılmaz yükseklikte, diğeri derinlikte mahsur. Göçmen kuşlar benzetmesiyle de yarım kalan yolculuk vurgusu güçleniyor.


Sitemin bile faydasız olduğunu kabul ediyor: “Şimdi sitem etsem hangi rüzgar duyar sesimi?” Kalbi “viran eyvan”a benzetmesi, iç dünyasının harap bir saray gibi olduğunu gösteriyor. “Kaderin çizgisi ruhumuza bu kadar acımasız çekilmişken” dizesi, yazgıya karşı duyulan çaresizliği güzelce yansıtıyor.

“Biz seninle aynı yangından arta kalan iki ayrı toz zerresiyiz” dizeleri ise şiirin doruk noktalarından. İkisi de aynı acıyla yanmış ama ayrı yönlere savrulmuş. Birliktelik yok, sadece ortak bir yangının kalıntısı var.


Şiir ilerledikçe daha olgun ve kabullenici bir tona evriliyor. “Ulaşamadığım tenin değil, ruhunun o fethedilmez mağrur ülkesiydi” diyerek maddi olandan ziyade ruhsal imkânsızlığa odaklanıyor. “En çok dokunmaya kıyamadığını saklarmış kalbinde” dizesi çok anlamlı: Dokunulmamış, yaşanmamış sevda en temiz hâliyle korunuyor.

Şiir, “Sen unuttun, bitti sanıyorsun ya yar, Ben bu gidişin acısını bile, seni utandıracak bir gururla içimde yaşatıyorum” dizeleriyle bitiyor. Bu, acıyı gururla taşımak, sevgiyi terk etmemek anlamına geliyor. Teslimiyet yok, aksine sessiz bir sadakat var.


“Aşk İmkan-sızı Severmiş”, teknik olarak da başarılı bir şiir. Dil ağır ama anlaşılır, imgeler zengin ve tutarlı. Hasret, kader, gurur, çaresizlik ve olgun acı gibi temalar ustaca örülmüş. Şiir boyunca ne aşırı dramatik bir ağlama ne de sert bir isyan var; yerine derin, ağır akan bir hüzün hâkim.

Şair, imkânsız aşkı bir “yazgı” olarak kabul ediyor ama bu kabul teslimiyet değil, bir tür onurlu direniş. Okuyanı en çok etkileyen yanı da bu: Acıyı estetize ediyor, yüceltiyor ve en saf hâliyle koruyor.

Sevgili bCemre , bu şiirle kalbin en sessiz, en derin ve en yaralı yerinden konuşmayı başarmış. Uzun soluklu olmasına rağmen okuyucuyu sıkmıyor, aksine her okunuşta yeni katmanlar açıyor.

Tebrik ederim, gerçekten etkileyici .

Kalemime kelamına yüreğine sağlık.
👌👏☕🙏
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL