2
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
151
Okunma

Kalabalığın içindeydim ama kimseye değmiyordum.
Sesler vardı, kahkahalar vardı, yan yana duran insanlar vardı…
Ben hep bir adım dışarıda kalıyordum.
Sanki görünmez bir camın arkasından izliyordum hayatı.
Her şeyin ortasındaydım ama hiçbir şeye dahil değildim.
İnsan bazen en çok, herkesin içindeyken yalnız hissediyor.
Gürültünün ortasında, kendi sessizliğine hapsoluyor.
O anlarda anlıyorsun; yalnızlık, etrafında kimsenin olmaması değil… kimsenin seni gerçekten görmemesi.
Belki de korktum.
Yalnız kalmaktan değil sadece, kendimle baş başa kalmaktan korktum.
Kendi içimde karşılaşacağım boşluktan, sorulardan, susturamadığım düşüncelerden…
Bu yüzden kaçtım. Sessizlikten kaçtım, kendimden kaçtım.
Ve kaçarken sığındığım yerler, bana ait olmayan yerler oldu.
Yanlış kapıları çaldım. Bana ait olmayan masalara oturdum.
Adını bilmediğim insanların sohbetlerine dahil oldum.
Gülümsedim, başımı salladım, bazen gerçekten güldüm bile… ama içimde hiçbir şey kıpırdamıyordu.
Sanki rol yapıyordum.
Sanki ben değildim orada olan.
Bir süre sonra şunu fark ettim: İnsan, ait olmadığı yerde var olamaz; sadece orada bulunur.
O kalabalıkların içinde kendimi küçülürken hissettim.
Sözlerim eksik kaldı, cümlelerim yarım kaldı.
Çünkü kimse tamamlamak istemedi.
Çünkü kimse gerçekten dinlemiyordu.
Belki de ben, dinlenmeye değer olduğuma bile inanmıyordum artık.
Zaman geçtikçe daha çok yoruldum.
Her gün biraz daha fazla sustum.
Daha çok izledim, daha az katıldım.
Bir noktadan sonra varlığım bile gereksiz hissettirmeye başladı.
Sanki orada olmasam da hiçbir şey değişmeyecekti.
En acısı da buydu zaten.
Bir akşam, yine o kalabalığın içindeyken, herkes konuşurken, ben yine sessizken… içimde bir şey kırıldı.
Gürültü bir anda uzaklaştı.
Yüzler bulanıklaştı.
Ve ilk defa kendime dürüst oldum:
“Ben burada ait değilim.”
Bu cümle, düşündüğümden daha ağırdı.
Çünkü sadece bulunduğum yeri değil, kendimi de sorgulamaya başladım.
Ne zamandır böyleydim?
Ne zamandır başkalarının arasında kaybolmayı, tek başıma olmaya tercih ediyordum?
O an anladım.
Yalnız kalmamak için yanlış yerde kalmıştım.
Oysa insan, yanlış kalabalıklar içinde kaybolmaktansa, doğru yalnızlıkta kendini bulmalıydı.
Çünkü bazı yalnızlıklar iyileştirir… bazı kalabalıklar ise yavaş yavaş tüketir.
Belki de en büyük yalnızlık, tek başına olmak değildi.
Ait olmadığın insanların yanında kalabalık olmaya çalışmaktı.
Çünkü…
Ait olmadığınız insanların yanında kalabalık olmaya çalışmak kadar çaresiz bir yalnızlık yoktur.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.