16
Yorum
50
Beğeni
5,0
Puan
315
Okunma
Bir inkâr yüzünden geldi başımıza bunlar.
Git diyordun, gözlerin “kal” diyordu.
Yaşanan onca şeyi hiçe saydı davranışların,
yokluğumla mücadele edecektin güya.
Seni düşündüm ben, yalvarırken içimde,
ezdim gururumu ayaklarının altında.
Kıskandım aslında sendeki beni,
konuşmadan en koyu sohbetleri yaşadık gönülden.
Sustum… sustun…
Sensiz gecelerin kâbusuna dolandı düşlerim.
Oysa sende de aynıydı durum,
biliyordum içten içe can çekiştiğini.
Benim katılım sendin,
seninki de bendim.
Ama dile getirmekle bozduk bir şeyleri,
kırıldı büyüsü suskunluğun.
Sen sadece gönülden sevilmeyi seçtin,
ben dokunarak hissetmek istedim.
Olmadı… olamazdı aslında.
Sana soranlara “kırılmasın” dedin,
ama en çok beni kırdın fark etmeden.
Biliyordun, eninde sonunda gideceğini,
ruhunun alışık olduğu göçebe sevdalara.
Zamanı gelince uçacaktın başka diyarlara,
yaralı leyleğin canı yanmasın dedin belki de…
Ama iyileştiğini hiç görmedin.
“Unutur” dedin,
sevilecek bir yanım yok sandın.
Dedin de… benim yerime verdin kararı.
Oysa ben,
senden gelen acıya bile razıydım…
sen inkâr ettin diye
benim yaşadığım hiçbir şey
yalan olmadı.
Ben sevdim.
Sen inkâr ettin.
Kaybeden ıkımızde olduk
Gölgesız 24 Mart Salı
5.0
100% (22)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.