0
Yorum
8
Beğeni
0,0
Puan
106
Okunma

Dualar çığlıkla süslendiğinde
İnsan yeryüzünde artık masum değildi
Delişmen, avazsız uğununca elbet anlaşılır
Yavrusunu arayanın kelebekler olmadığı
İsyandır en makul aşk, kafiyeli ve edepçe
Beşer, hayvanlar içinde konuşmakla mahir
Öyle ki, dua edemez denilince taşlar ve sular
Kelam sağanağında vahyi arılar ballaştırır
İhyası ertlenen yaralarım, umutlarım
Şifadan çok beklediğim daima müsebbip
İstenmez mi çocuklar da gülerek uyansın
Kudüs ya da Londra sabahında ne fark eder
Sözü kaleme vurunca anladım,
Ses taşı yırtarmış, icabet prangalı değil
Hunhar bir iğdiş var
Erkeklik kastımda değil
Ruhum insansızlaşıyor, yutkunuşum aç
Kalbi hain değilse insan da anlar.
Elbet, deniz de dağ da gebedir belireceğe
İlah, ikna edilesi kafirleri daha çok ister
Sevilmek elden gelinebilir bir şey değil
İstemedikçe istenilen yâr olmuyor
Sor ister kim gösterecek, dünya nerededir?
Kullar ve köleleler
Sevgilim suskunluklar içinden çıkar bizi
Anlatırsan bilirim kendimi, bu töredir
Dokunursan tabiat benimle şiire çıkıversin
Tenime kısrak gölgeni düşür de çarpışalım
Soylu savaş beklemem,
Hain sırt dönüşü yılan merhameti
Ölmek için kibirlenmek yersiz, zaman kılıç
Yettiğince diri kalacağım neredeysen, gel!
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.