1
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
33
Okunma
Yıldızların bile ışığını sakladığı geceler vardır…
Gökyüzü susar, sokaklar susar, ama insanın içi susmaz.
İşte benim gecelerim öyle… kara, sessiz ve içimi parça parça eden geceler.
Uykularım bölük bölük dağılır karanlığa.
Her uyandığımda bir hatıra daha saplanır kalbime.
Bir şarkı çalar içimde, sesi yanık… sözleri yarım…
Sanki her mısra benim hikâyemi anlatır.
Şiirler sanık olur o gecelerde…
Mumlar titreyerek tanıklık eder acıma.
Ben konuşmam ama kalbim bağırır,
başım toz duman olur, dilim feryat figan.
Kimse bilmez…
Kara geceler insanı nasıl yavaş yavaş tüketir.
Nasıl bir insanın içini sessizce yıkar.
Nasıl bir sevdanın küllerini her gece yeniden savurur.
Ve sabah olur…
Herkes güne başlar, hayat devam eder.
Ama bazı insanların gecesi bitmez.
Bazılarının içinde kara geceler sabaha kadar değil, ömür boyu sürer.
Ve o kara geceler…
İnsan en çok kendine yenilir o saatlerde.
Sessizlik büyür, düşünceler çoğalır, kalp ağırlaşır.
Bir isim düşer aklına, bir hatıra…
Sonra bütün gece onun etrafında dönüp durur insan.
Yıldızlar sönük sönük bakar yukarıdan,
sanki onlar da görür içimde kopan fırtınayı.
Ama kimse duymaz kalbimin kırık sesini.
Ben susarım… geceler konuşur benim yerime.
Şarkılar yanık yanık çalar içimde.
Her notası biraz daha yakar,
her sözü biraz daha hatırlatır.
Bir zamanlar kalbimi ısıtan ne varsa,
şimdi gecelerime kor gibi düşer.
Mumlar erir yavaş yavaş…
Tıpkı benim sabrım gibi.
Şiirler suçlu olur,
çünkü her mısrada biraz daha dökülür içimdeki yangın.
Başım toz duman olur o saatlerde.
Dilim feryat figan…
Ama kimse duymaz, kimse bilmez.
Çünkü bazı acılar bağırmaz…
sadece insanın içini sessiz sessiz yıkar.
Ve ben anladım artık…
Bazı geceler karanlık olduğu için değil,
içinde kaybettiğin şeyler yüzünden kara olur.
Çünkü insan bazen birini değil…
Bir ömrü kaybeder kara gecelerde.
5.0
100% (1)