1
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
106
Okunma
Sırtını dönüp gidenlerin arasında,
biz dimdik durduk,
İhanet etmediğimiz için her köşe başında vurulduk.
Ellerinde cetvel, masalarında kanlı bir iştah vardı,
Dünyayı paylaştılar; bize sadece dar bir zindan kaldı.
"Satın ruhunuzu" dediler,
"bir parça toprak verelim,"
"Unutun dilinizi" dediler,
"size bir vatan serelim."
Biz hayır dedikçe, onlar haritayı hırsla büktüler,
Başeğmezliğimizin hıncını,
aramıza tel örgülerle döktüler.
Sınır dedikleri,
aslında diz çökmeyen bir halkın cezasıydı,
Her mayın tarlası,
onurlu bir duruşun kanlı imzasıydı.
Eğer eğilseydik,
bugün altın tepsilerde alkışlanırdık,
Ama biz onuru seçtik,
bu yüzden dört parçaya ayrıldık.
Paylaştılar;
çünkü bizi satın alacak bir bedel bulamadılar,
Parçaladılar;
çünkü ruhumuzu hiçbir zincire vuramadılar.
Varsın bölünsün toprak,
yeter ki bölünmesin bu irade,
İhanetle kazanılan vatan,
en büyük tutsaklıktır bu devirde.
Bizi haritadan silen kalem,
kalbimize dokunamaz,
Başı dik parçalananlar,
asla köle olarak okunamaz!
1923 Lozan Antlaşması’nın anısına
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.