3
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
67
Okunma

Bir yaprak daha düştü takvimden,
Bir yıl daha kaçtı elimden.
Ben hâlâ “genç sayılırım” diyorum,
Aynadaki yüz bakıyor şüpheyle benden.
Yaşım kırk ile elli arası,
Sorana “kırk” diyorum hızlıca.
Kimse nüfus cüzdanını sormazsa
Ben hâlâ yirmi dokuz sayılırım kafaca.
Saçlar boya… mecburen,
Beyazlar toplantı yapmış tepemde.
Her sabah aynaya bakıyorum,
“Bu kadar mı çoğaldınız?” diye.
Dişler takma… gülüş dikkatli,
Isırırken biraz temkinliyim.
Ama baklava görünce nedense
Bir anda gençleşirim… o benim zaafım.
Gözler desen ayrı hikâye,
Uzağı görmez, yakını seçmez.
Ama telefonda mesaj gelince
Ekranı büyütmeden okumayı becermez.
Gençlik dediğin hızlı trenmiş,
Ben hâlâ bilet kuyruğundayım.
Bir baktım tren çoktan gitmiş,
Ben istasyonda el sallamaktayım.
Şimdi doğum günüm… pasta geldi,
Mumları sayarken yoruldular.
“Bunları söndürmek için” dedim,
“Biraz rüzgâr çağırın çocuklar.”
Ama işin gerçeği şudur dostlar;
Yaş almak o kadar da korkunç değil.
Çünkü insanın içi genç kalırsa
Takvim sadece… duvarda asılı bir kâğıt değil! 🎂
@NURAL BEKTAŞLI
5.0
100% (4)