1
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
169
Okunma
Umuttun sen,
Karanlığı aydınlatan küçük bir mum,
Yol göstericim.
Sana bakıp yaşardım ben, yol alırdım.
Renkleri sende tanır,
Güneşin en güzel doğuşunu sende izlerdim.
Dolunayı, hilali…
Her şeyi sende bulurdum.
Ama ters giden bir şey vardı sanki.
Mutlu değildim.
Bir eksiklik… ne olduğunu bilmediğim.
Sen varken neydi ki bu hissetmeye başladığım?
Senden miydi yoksa sevdiğim?
Yere tökezlediğimde anlamaya başladım yanıldığımı.
Yoktun sen.
Yaşadıklarım bir oyundu sadece, bir rüyaydı sanki.
Göremedim izini.
Renkler, güneş, ay… hiçbiri yoktu.
Ben… ben yalnızdım.
Hayal kırıklıkları ile dolu bir yerde.. yapayalnız,
Yarı yolda bırakılmış.
Uyandım o tatlı rüyadan.
Mahvettiğin o yere " bana " geri geldim ben.
Her şeyimi alıp gitmişken sen ,
Ne mutluluk denen şey,
Ne de yüreğimde saklayabileceğim bir umut…
Koskoca bir hiç kalmıştı sadece.
İnanıp dayandığım,
Yaşama sebebi saydığımdı bunu yapan.
Yanılmışım ben,
O harabenin içinde yeni anladım.
Neydi beni bu hâle getiren?
Hangi hata?
Sevmek mi, değer vermek miydi yoksa?
Rüyada mıydım ben?
Sendin sebebim,
hayatımın rengi.
Sendin beni bitiren.
Peki neden?
Hiçbir şey demeden,
Öylece yok edip gitmen…
Hak etmedim ki ben.
Tek kusurum varsa o da seni sevmemdi belki de.
Yaşama sebebi bilmekti.
Sevmek, değer vermek
Ne zamandan beridir hayal kırıklığı oldu ki
Seven yüreklerde?
Seven, neden suçluydu ki şimdi?
O, her şeyi bir kenara bırakıp
Sadece sevmeyi seçendi.
Bunun bedeli bu olmamalıydı sevende.
Hayal kırıklığı değildi hak ettiği.
Tek istediği sevilebilmekti belki de.
O bile çok görüldü sevene,
O güzel seven yüreklere…
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.