3
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
67
Okunma
Yorgunum aramaktan.
Gerçi arayan da benim, aranan da.
Bilinmeyen o yolda, kendi izimin peşindeyim.
Yorgun düştüğümü, pes etmek üzere olduğumu hisseder gibiyim.
Ayaklarımı, bileklerimi taşa vura vura yürüyorum.
Adım atamaz haldeyim.
Gözlerim kapanmak için can çekişiyor.
Lakin ben direniyorum, nedenini tam olarak bilmeden.
Canımın yanmaya başladığını sezer gibiyim.
Artık gözlerimden yaş akmıyor.
Canıma can katan en son şeyi...
Gözyaşlarımı kaybediyorum sanırım.
Ölüm gibi bir şeydi yaşadığım.
İnsan uyurken bile nefes nefese olur mu hiç?
Oluyormuş meğer.
Hiçbir şey konuşmadan, içine atınca oluyormuş.
Dilim düğümlenmiş, gözlerimdeki yaşam çeşmesi kurumuş gibi.
Boş duvarda resim izler gibiyim.
Öyle bir haldeyim ki, mezardaki bile daha huzurludur benden.
Duymuyorum insanların dediklerini.
Yalnızca yaşayabilmek içindi çabam.
Meğer o sakladığımız o şey ; gözyaşlarıymış bizleri hayatta tutan.
Ağlayabilmek için neyimi vermezdim ki ben?
Değmeyen şu dünyada, olduğum hâl , hâl değil,
yaşadığım hayat değil.
Son yolculuktayım sanki.
Umut toprağından vazgeçer gibiyim.
Şu kocaman yalan dünyada, hiç mutlu olmamış gibi gideceğim.
Ama gitmek için erken değil midir?
Hazır olmak gerekmez mi?
Hazır değilim ben.
Umut, can ver solan yüreğime.
Gitmek için çok erken bu dünyada.
Hiç yeşerip çiçek vermeden, veremeden
gitmek için...
solmak için...
Çok erken...
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.