1
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
31
Okunma
Zemheriye büründü o hırçın şubat
Aşkın sembolü olan gününe inat
Sokaklarda başıboş bir divaneyim
Yarasalar tepemde çırpıyor kanat
Buz mavisi bakışlım hiç mi oldun sen
Sonsuzluk denizine açtın mı yelken
Beni böyle derbeder, hepten çaresiz
Bırakıp da o yeri tuttun mu mesken
Lorasın eteğine dökülürdü sis
Ben yaralı tay idim sen oldun seyis
Şimdi kim zapt edecek bu coşkun seli
İçimi kaplamışken dumansız bir is
O efsunlu gülüşün sanki bir sihir
Küstürürdü gülleri, coşmazdı nehir
O gamzende boğulur kayan yıldızlar
Koysalar gökyüzüne, edilsen teşhir
Yokluğuna alışmak ne zor bir bilsen
Sığamam ki dar gelir koskoca evren
Gönül yuvam köhnemiş bir bina gibi
Yıkılmaya yüz tutmuş damlıyor çelen
Sensizlikte yaşlanmak sanma ki mubah
Bin dağın zirvesine bıraktım bin ah
O leylak saçlarını koklamak yoksa
Bırak sevdiğim bırak, yazılsın günah
SEYİT ALİ ORUÇ
5.0
100% (1)