2
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
46
Okunma
Kırgınım…
Her sabah umut diye uyanıp
Akşamına yorgun düşen hayallere,
Sırtımı dayadığım duvarların
Ansızın üzerime yıkılışına,
Gülüşümün ardına sakladığım fırtınalara kırgınım.
Üstüne bant çekilmiş çatlaklarım var
Uzaktan bakana duvar
Yaklaşana harita
Hangi fay hattına bassan bir anı titriyor
Ne anlatabildim içimde kopanı
Ne de susarak unuttum olanı
Sadece kırıldım işte
Kırıldım…
Bir cam gibi değil,
Paramparça olup da ses çıkarmayan taş gibi
Ne bir vedaya
Ne bir ihanete
İnsanın insana yabancı oluşuna
Aynı sofrada oturup
Başka dünyalarda yaşayanlara kırıldım.
Aynı dili konuşup
Birbirini hiç duymayanlara,
Göz göze gelip
Yüreğe hiç uğramayanlara,
Kalabalıklar içinde
Yalnızlığı büyütenlere kırıldım.
Ve artık kırılmaktan yoruldum
Yoruldum
Kendi sesimi bir odada unutup
Başkaları için yaşamaktan
Herkese yetişmeye çalışırken
Kendime geç kalmaktan
İçimde kırılan şeyleri idare eder diye paketlemekten
Ve her güne çırpınarak uyanmaktan yoruldum
İçimde sökülmemiş bir iskele var
Çökebilmek için değil
Ağırlığını hatırlatmak için duruyor
Yoruldum artık
Omuzlarımda başkalarının yükü
Cebimde eksik kalmış bir ben
İçimi tırmalayan o isimsiz his
Hep aynı yerden kanatıyor
Ruhum arada kendi elektriğini kesiyor
Sigortayı attıran şey hüzün değil
Fazla yüklenmiş umut
Şimdi bir pencere arıyorum
Manzarası umut olmayan
Ama en azından gerçek olan bir pencere
Rüzgâr girsin diye değil
İçimde birikenleri dışarı taşısın diye
Kimse duymasa da olur
Yeter ki
İçimde kalmasın artık.
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.