3
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
65
Okunma

Zamanın kırık aynasında yansıyan iki çizgi olsak,
Her parçada birbirimizi yeniden bulsak.
Ne geçmişin gölgesi, ne geleceğin ağırlığı,
Sadece şimdiye dokunan bir titreşim olsak ...
Sen, içimde yankılanan bir sessizlik olsan,
Ben o sessizliğin kıyısında duran bir dalga
Her çarpışmada yeniden doğsak,
Her geri çekilişte daha derine kök salsak ...
Aşkımız, bir su damlasının toprağa çizdiği iz gibi,
Yavaş ama kaçınılmaz, derin ama görünmez.
Ne gözle görülür, ne elle tutulur,
Ama varlığı , inkâr edilemez bir hakikat gibi taşsa ...
Biz, rüyaların en kuytu köşesinde buluşsak,
Orada hiçbir yasa, hiçbir sınır olmasa.
Sadece düşlerin diliyle konuşsak,
Her kelime bir sır, her nefes bir sonsuzluk olsa ...
Sen, içimdeki boşluğun anlamı olsan,
Ben o boşluğu büyüten bir yankı.
Birlikte çoğalsak, azalan zamana inatla,
Eksiklikten doğan bir bütünlük gibi yaşasak ...
Ve ellerimiz, bir köprünün ortasında kavuşsa,
Altımızda nehir değil, unutulmuş zamanlar aksa.
Biz o köprüde durdukça, dünya akıp gitse,
Birbirimizde kalsak, akıp giden zamana inatla ...
Çağdaş DURMAZ
5.0
100% (6)