5
Yorum
12
Beğeni
5,0
Puan
164
Okunma
Kimse bilmez benim gençliğimi.
Bir takvim yaprağında eskimedi o,
Bir hatıra defterine sığmadı.
Ben gençliğimi
Kalbimin en kuytu yerine gömdüm.
Oysa bir zamanlar
Gözlerimde sabahlar taşırdım ben.
Dünyaya bakınca
Her şey mümkün sanırdım.
Bir rüzgâr esse
Umut olurdu içimde,
Bir kuş uçsa
Ömrüm genişlerdi.
Sonra hayat geldi…
Sessiz ama ağır.
Bir kapı gibi kapandı önümde,
Bir kış gibi çöktü omuzlarıma.
Kimse fark etmez ama
Bazı gençlikler
Bir anda değil,
Damlaya damlaya tükenir.
Bir gün bir dost gider,
Bir gün bir sevda eksilir,
Bir gün bir hayal kırılır…
Ve insan fark etmeden
Kendi içinden biraz daha azalır.
Benim gençliğim
Bir tren gibi geçti içimden.
Durmadı hiçbir istasyonda,
El sallayamadım ardından.
Bir şehir vardı kalbimde
Işıkları sabaha kadar yanan.
Şimdi o şehrin sokaklarında
Sadece rüzgâr dolaşıyor.
Gülüşlerim vardı bir zamanlar,
Çocuklar gibi şen,
Gökyüzü kadar geniş.
Şimdi bir tebessüm bile
Eskimiş bir kapı gibi
Zor açılıyor yüzümde.
Sorarsan bana
Neden böyle suskunum diye
Bilmem…
Belki insan
En çok gençliğini kaybedince büyür.
Ve bazı ömürler vardır;
Yaşanmaz,
Yavaş yavaş harcanır.
Benimki de öyle oldu işte…
Biraz umutla başladı,
Biraz hüzünle büyüdü,
Ve en sonunda
Gençliğim
Sessiz bir akşam gibi
Yavaşça söndü içimde.
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.