1
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
195
Okunma

Ben tutunamamayı bir günde öğrenmedim.
Hayat yavaş yavaş bıraktırdı elimden her şeyi.
Küçüktüm…
Ama yaşım küçükken bile içimde tuhaf bir boşluk vardı.
Kalabalıkların içinde bile kendimi eksik hissederdim.
Sanki herkes bir yere aitmiş de
ben kapının eşiğinde kalmışım gibi.
O zamanlar anlamazdım.
Sadece içimde hep bir bekleyiş olurdu.
Birinin gelip “Artık yalnız değilsin” demesini beklerdim.
Kimse demedi.
Gençliğim hızlı geçti.
Gülüşlerim yüksekti ama gecelerim sessizdi.
Birine ilk kez gerçekten tutunduğumda
bütün o eksiklik bitecek sandım.
Ona sarıldığımda
yıllardır içimde susan çocuk rahatlayacak sandım.
Yanılmışım.
İnsan en çok,
tamamlandığını sandığı yerde kırılıyormuş.
Bir sabah gitti.
Ne büyük bir kavga vardı
ne de dramatik bir veda.
Sadece eksilen bir ses.
O gün şunu anladım:
Ben hep biraz fazlaydım.
Hep biraz daha çok seven,
biraz daha çok bekleyen,
biraz daha çok kalan.
O günden sonra eksilmeyi öğrendim.
Tutunmamayı öğrendim.
Sarılmamayı da.
Artık kimseye yaslanmıyorum.
Yaslanırsam yıkılırım sanıyorum.
Beklemiyorum.
Beklemek insanı küçültüyor gibi geliyor.
Ama geceleri…
İçimde hâlâ biri uyanıyor.
Küçük bir çocuk değil belki,
ama yaralı bir yanım.
“Ya bir gün gerçekten kalan biri olursa?” diyor.
Ben gülüyorum.
“Masal bu,” diyorum.
Sonra bir gece…
Işıklar kapalı.
Şehir susmuş.
Ben alıştığım yalnızlığın içinde sakin.
Kapı çaldı.
Bir kez.
Kalbim yıllardır ilk kez hızlandı.
Yanlış kapıdır dedim.
Yanlış zamandır.
İkinci kez çaldı.
Yavaşça yürüdüm.
Elim kapı kolunda durdu.
Açarsam yeniden başlar mı?
Açmazsam yine eksik mi kalırım?
Açtım.
Karşımda biri vardı.
Gözleri kaçmayan,
sözü yarım olmayan biri.
“Ben gitmeye gelmedim,” dedi.
“Kalmak için geldim.”
İçimde bir şey çözüldü o an.
Yıllardır düğüm olan ne varsa.
Ben tutunamamayı öğrenmiştim.
Sarılmamayı da öğrenmiştim.
Ama o gece şunu fark ettim:
İnsan ne kadar sertleşirse sertleşsin,
kalmak isteyen birine
yeniden yumuşayabiliyor.
Kapıyı biraz daha açtım.
“Ben kolay değilim,” dedim.
“Ben de kolay değilim,” dedi.
O an anladım…
Belki mesele tutunmak değildi.
Belki mesele,
iki yarımın birbirine yaslanmayı kabul etmesiydi.
Ben yıllardır ilk kez
kapıyı kapatmadım.
Oda gitmedi...
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.