14
Yorum
19
Beğeni
5,0
Puan
178
Okunma

Bir şehir dolusu güneş doğuyor içime
Her ışık senin yokluğunla yanıyor
Avuçlarımı kapatıyorum,
Sızıyor parmak aralarından
Göğsümde biriken sıcaklığı büyütüyor.
Takvimler akıyor, saatler yoruluyor
Ben hâlâ aynı cümledeyim:
“Bir gün dönmeyecek”
Bu cümle artık dilimde
Acısı tükenmeyen bir ilahi gibi.
Rüzgâr uğradığında pencereme
Sessizliği getiriyor sandığımda
Biliyorum, o sessizlik sensizliğin ta kendisi
Yılların öğrettiği bir sessizlik.
Bir fincan kahve soğuyor masada
Karşımda sen olmayınca
Kahve de içilmiyor, yalnızlık da bitmiyor
İkisi birden gölgem gibi peşimde.
Özlemek bir kapıyı
Her gün aynı saatte kapatmak gibi
İçeride kimsenin olmadığını bilerek
Yine de o kapıyı kilitlemek
Ve sessizce “elveda” demek boşluğa.
Biliyorum, bir gün bu güneş sönecek
Adın yok olacak,
O zaman göğsümdeki sıcak
İlk kez soğuyacak.
Şimdilik yokluğunu içimde saklıyorum
Gecenin en derin yerinde
Buz gibi duruyor.
5.0
100% (14)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.