2
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
144
Okunma
Demişsin üç din de Sümerden çıkma!
Hakikati tez bulmuşsun çok belli(!)
Fikirsiz Tarihi, çıkmaza sokma!
Muazzez’den ders almışsın çok belli.
Sürekli tarih der, kaynak istersin,
Hakikaten bize sual edersin,
Allah’ı insanlar uydurdu dersin,
Bu konuya dik dalmışsın çok belli.
Oysaki mantıkta sen bir cahilsin,
Mantık bilmeyenler seni ne bilsin,
Ahmaklar safına harbi dahilsin,
En önlerde saf olmuşsun çok belli.
Hiçbir anlam veremeyince sana,
Gel buyur alayım seni meydana!
Ben sorayım, sende cevap ver bana!
Bilgi ile pek dolmuşsun çok belli(!)
‘Bilgi’ dediğin şey nasıl ürüyor?
İnsanın zihninde niçin türüyor?
İlk ‘bilgi’ nerede, nasıl oluştu?
Bizler ile ne şekilde buluştu?
Bilginin sınırı var mı acaba?
Yok ise, boş mudur verilen çaba?
Var ise sınırı nerede biter?
İnsanoğlu ona ne ile yeter?
Eğer akıl dersen, bu mantıksızdır,
Zira akıl henüz bakire kızdır.
Akıl olan şeyi alır, yoğurur,
Sonra sana yeni bilgi doğurur!
Benim sorduğum şey ‘ilk’ olan bilgi,
Felsefeci buna hep duyar ilgi.
Dersenki: “İlk bilgi her bebekte var,
Dünyaya gelince ihtiyaç duyar!”
-Bebeğe o bilgi nereden geldi?
Bebek bu bilgiyi ne için bildi?
Bu şekilde çok geriye gideriz,
Sonsuzluğu dahi iptal ederiz!
Bu argüman çöptür, bundan uzak dur!
Bak şimdi sonsuzluk, sonsuzluk mudur:
Sonsuzsun ne başı vardır, ne sonu,
Sen sonsuz sanarsın sadece bunu.
Sonsuzun başından, başla ve sona;
Doğru gidip, böyle ulaşsan ona.
Buna sonsuz dersen hata edersin,
Mantıkta çok farklı yöne gidersin.
Sona ulaştığın sadece zandır,
Buna doğru demen, yine ondandır.
Son veya başını bildiğin şeye,
Sonsuz diyemezsin sen bu gerçeğe.
Bu konunun dalı, budağı çoktur,
Boşuna çırpınma sonsuzluk yoktur.
Bu yolda epeyce çekersin çile,
Hadi bilge açık bana cevap ver hele!
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.