0
Yorum
5
Beğeni
0,0
Puan
109
Okunma
İKİ YABANCI OLDUK
Birbirimizi avuçlarımızda taşırken,
Neden böyle iki yabancı olduk biz,
Aynı gökyüzü altında, iki ayrı uçurumuz şimdi...
Ne oldu da cennetimizden sürgün kaldık biz,
Söylesene bana sol yanım,
Söyle, Ömrümün en hüzünlü hikayesi,
Ben senin gözlerinde kaybolurken,
Dünyayı unuturdum,
Senin kokunu nefesime çekmeden yaşayamazdım,
Ben sana "MELEĞİM" diye fısıldardım,
Sen "ÖMRÜM" diyerek mühürlerdin sevdamızı,
Bak, şimdi bu sevda...
Yokluğunda can çekişiyor sessizce..
Sensiz nefes almak, boğazımda cam kırıkları gibi...
Kimseler duymasın diye, yastıklara gömdüğüm hıçkırıklarım,
Yanaklarımdan süzülen o kimsesiz yaşlar.
Sadece geceyi şahit tutuyorum,
Sadece karanlığın ruhuna fedayım...
Söylesene gülüşü güzel kadın,
Bu yürek ne zaman veda edecek sana?
Yokluğun derin bir ağrı,
Her gece kadehin dibinde hayalini ararken,
Yalnızlığın buz tutmuş kokusunu çektim içime.
Ölmeyi istedim...Çünkü sensiz yaşamak,
Yorgun yüreğime en ağır işkenceydi..
İlk vurgunum, tek sığınağım, son yürek sızım...
Aşkın kitabını birlikte yazmış iken,
Söylesene.. hangi rüzgâr savurdu bizi
Böyle iki ayrı diyara.
Birbirine kör düğüm gibi bağlıyken yüreğimiz,
Neden şimdi.... Hiç tanışmamış iki yabancı gibi olduk...
Bu sevda hiç bitmez sanmıştım.
Ben seni ömürlük değil, iki cihanda Sevda bilmiştim,
Şimdi ne bir sevda kaldı bizden geriye,
Nede o sevdayı unutacak, bir veda fısıldıyor yüreğim,
Dalından kopmuş bir yaprak gibi,
Savruluyor ömrüm hüsranın rüzgarıyla.
Her gece özlemin kıyısından düşüyorum yokluğuna.
Bir daha biz olmayacağız biliyorum ama,
Her sabah yeniden merhaba diyorum sevdana, Özlemle karışık...
İBRAHİM KAVAL....04.03.2026...
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.