1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
32
Okunma
Gözlerimde mercan kırığı bir okyanus
Dalgalar dizlerime kadar dua ediyor
Ufuk, nar çiçeği renginde
Ve gökyüzü at kestanesi kadar çatlak
Saçlarıma tropik bir rüzgâr dolanıyor
Tuz, omuzlarımda beyaz bir mühür
Sanki deniz beni seçmiş
Ve geri vermeyi istemiyor
Uzak adaların suskun tanrıları
Göğsümde küçük ateşler yakıyor
Her kıvılcım
Adını bilmediğim bir çiçek gibi açıyor
Sana dair ne varsa
Bir gemi enkazı
Mercanlara dolanmış
İnciye dönüşmeye çalışan bir yara
Ay, bu gece mango dilimi gibi
Isırılmış ve eksik
Yıldızlar papaya çekirdekleri
Göğe savruluyor
Kalbim bambudan bir kulübe
Fırtınaya dayanıklı değil
Ama yıkıldıkça
Daha çok göğe açılıyor
Bir şaman davulu çalıyor içimde
Ritmi kalçamdan dizlerime iniyor
Toprak, çıplak ayaklarımı tanıyor
Sanki daha önce burada ağlamış gibiyim
Geceyi hindistan cevizi sütüyle yıkıyorum
Yine de içimdeki ateş sönmüyor
Çünkü bazı aşklar
Suya düşse de yakıyor
Sana uzanan her düşünce
Bir sarmaşık gibi
Kaburgalarıma tırmanıyor
Nefesimi kesiyor
Ve ben
Pasifik’in ortasında kaybolmuş
Bir pusula değilim artık
Yönümü değil
Gelgitimi arıyorum
Sabah olduğunda
Kıyıya vuran tek şey
Dalgalar değil
Adının tuzlu imgesi
Ve içim
Egzotik bir kuş gibi
Kendi göğsünü gagalıyor
Uçamasa da
Mavi kalmak için.
5.0
100% (1)