1
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
186
Okunma

Her sabah yeniden tanışmak seninle
Açar açmaz gözlerimizi hayata
Öyle heyecanlı,
Öyle tutkulu,
Öyle çocuklaşarak...
İçinde ceylanların su içtiği,
Mutluğa giden tüm yolların geçtiği
Çocukların oyunlar oynadığı gözlerinle
Gökyüzünü boydan boya kucaklayan Ay’dan da Ay çehrenle,
Denizleri kıskandıran dalgalı saçlarınla
Güneşin saçlarını tarıyan ellerinle
Buzulları eriten o kor dudaklarınla
Tanışmak...
Bir kahve içimisin öğlen sonrası, bütün dertlerden uzak
Ilık bir akşamsın, kalbimin insan eli değmemiş yerinde
Derinde,
Çok derinde...
Yanakları gelincik kırmızısı bir akarsu seni sordu bugün
Utandım
Gülümsedim
Gururlandım...
Seninle hiç bir şehre gitmedik belki ama
Yolculuk ettik bir çok şiirde
Yetmez mi?
Bu şehir biliyor seni
Başka şehirler de...
Ah sevgilim!
Öyle bir çağda sevdik ki birbirimizi
İnsanlar heyecansız,
İnsanlar cansız
Birbirlerine sarılmayacak kadar vicdansız
İnsanlar...
Savaş içinde
Sen;
Ama sen selvi boylu bir Barışsın içimde!
Bir gün çok cömert bir bahar sabahına uyanacağız seninle
Aynı coğrafya kitabında
Sarılmak için bekliyor olacak bizi
Kollarını ufka kadar açarak
Ellerinde tabiatın tüm renkleri, kokuları
Gözlerinin içinde, sonsuz bir huzur
Kızılırmak
Meriç,
Munzur...
Kalbimiz o güne değin, hiç çarpmadığı kadar anlamlı çarpacak
Hiç durmadan çarpacak
Beni sana, seni bana çarpacak...
Sana hiç incinmemiş cümleler biriktirdim
Sedef kakmalı bir kutu içinde
Tepeden tırnağa tek sen içinde...
Hadi
Hadi bir yağmur bulalım
Koşalım sarılalım
Sarılalım koşalım
Islanalım doyasıya
Ağlayalım doyasıya
Mutluluktan
Aşktan...
02.03.2026
S.U.
Serkan Uçar
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.