2
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
178
Okunma

Yoktun!
Tek yıldız bile yoktu gökyüzünde
Ay kabuğuna çekilmiş
Çiçekler evlerine kapanmıştı
Kuşlar belki de annelerine küsmüştü...
Sensizlik sinsi bir yılan gibi evin içinde dolaşıyordu
Tavana kadar çıkıyor, camlardan taşıyordu...
Ateş ve kül sonrası!
Kurşundun, beynime sıkılan
Hançerdin, kalbime çakılan
Hüzünlü bir sevda türküsüydün, aşığın sazında yakılan
Bir büyük kavgaydın yine aklıma takılan
Aklımı alan...
Simitçiler avaz avaz bağırıyordu
Gökyüzü güneşi doğuruyordu
Sabahın ilk ışıklarına ev sahipliği yapıyordum kuytu bir köşede
Kendinden kaçıp, kendine saklanan çocuklar gibi
Dudaklarım mühürlü
Gözlerim seni aramakla meşguldü yine,
Köşe bucak
Gözlerim kaybolmayı özledi gözlerinde...
Derin bir düşe düştüm sonra
Bir yol göründü uzaklardan
İp gibi uzun, ince
Sesin sesime seslendi
Bir tünelde buluştu ellerimiz
İki ürkek yavru güvercin gibi
Sonra sarıldı bakışların bakışlarıma
Kokunla sarmalandım
Gülüşün yüzümü öptü boydan boya
Sesin sesimi doyasıya...
Sonra, gökyüzü kucak açtı o tünelin sonunda
Güneş sarı,
Dağ yeşil,
Deniz mavi
Ve çiçekler her renk
Ve tutuştu ellerimiz yeniden
Daha sıcak,
Daha cesur,
Daha hür...
Coştuk
Bir bahardan, başka bahara koştuk
Ne hoştuk...
Ey, yüzüme düşen yağmur tanesi
Güllerin, papatyaların annesi
Aşkların en şahanesi!
Günlerdir yorgunum ve uykusuzum
Hadi gel
Beni o siyah gözlerinde uyut
Ve kirpiklerinle ört üzerimi...
28.03.2026
S.U.
Serkan Uçar
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.