5
Yorum
12
Beğeni
5,0
Puan
240
Okunma

DİYARBAKIR’ IN NEFESİ
Diyarbakır’ ın sırları ve anıları Saklıdır.
Surlarına yaslanır tarih ile zaman,
Diyarbakır sabrın taşla yazılmış halidir.
Kara bazaltın gölgesinde
bin yıl susar, bir kelimeyle anlatır kendini.
Diyarbakır Surları
gecenin alnına sürülmüş mühür gibi,
Burçlarında rüzgâr eski dillerle konuşur;
Her taşında bir medeniyet nefes alır.
Ulu Cami avlusunda
güneş secdeye varır sabahları,
Gölgesinde çocuk sesleri
asırların duasına karışır.
Hevsel Bahçeleri
Dicle’nin serinliğinde yeşeren sabırdır;
Toprağa düşen her çekirdek
tarihin kalbine atılmış umut gibidir.
On Gözlü Köprü
Dicle’yi değil insanı insana bağlar.
Geçmişle gelecek arasında
sessiz bir el sıkışmasıdır kemerleri.
Ey kadim şehir,
Adın yankıdır Mezopotamya’da,
Sesin taşın içinden gelen bir türkü.
Ne kadar anlatılsan eksik,
ne kadar yaşansan derin…
Sen zamana direnen bir hafıza,
göğe uzanan kara bir destansın.
Dicle Nehri kıyısında akşam
bakır bir tepsi gibi kızarır gökyüzü.
Suya düşen her ışık
bir uygarlığın hatırasını taşır
Çarşılarında baharat kokusu
Taş sokaklarında ayak izleri eskimez;
Her kapı tokmağında
sabırla bekleyen bir hikâye gizlidir.
Hasat vakti tarlalarda türkü,
damlarda yaz gecesi serinliği;
yıldızlar eğilir surlara,
“buradayız” der geçmişin gölgesi.
Ey kara taşın bağrında
güneşi saklayan şehir,
adın yalnız haritada değil,
insanın yüreğinde kazılıdır.
RA’diye Solmaz Diri
5.0
100% (8)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.