0
Yorum
4
Beğeni
0,0
Puan
72
Okunma
BU PERONDA
Uzayıp giden demir ağlar,
şehri çepeçevre sarsa ne olacak?
Bu duraktan alıp gitmiyor mu seni
bir akşamüstü,
güneş son parıltısını verirken rayların üstüne?
Gözde buğulaşan yalnızlık
alıp da götürüyor seni
şehrimden bir başka kente.
Sevemiyorum.
İçimde bir o kadar soğuk
bu kente.
Bekleme molası saniyeler sürüyor.
Hareket ettiğinde, peron sonunda,
camdan saçların uçuşuyor
ve ben sevemiyorum.
Soğuk demir oluyor umutlarım.
Koşup atlayasım geliyor raylar üstüne;
iki elimle tutup yerlerinden söküp,
dalga dalga sallamak,
kendime çekmek istiyorum
o gri demir yığınını.
Bana son durak olan bu peron,
sana neden istikamet veriyor?
Kızıyorum, kızgınım
bu anlamsız vedalara;
bu perona, o makiniste.
Bak, gök mavi;
beyaz bulutlar dans ediyor.
Neyine senin o anlamsız grilik?
Şimdi köhne, dar sokaklar;
bir orman patikasını dahi andırmayan
asfalt siyahı çepeçevre.
Göğe uzanan ağaç gövdesinden bihaber,
uzayan betondan ormanlar
içine.
Gitme dedikçe boğuluyorsun.
Her gece sen ölüp
tekrar bu peronda doğuyorsun.
28 Ekim 22
@bensanasustum
Hüseyin Erdinç
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.