1
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
42
Okunma
Sarı yapraklar gibi döküldü takvimler,
Gidişin, dalları kıran o ilk rüzgârdı.
Hangi sokağa sapsam bir vedanın izi,
Eylül, göğsümde sönmeyen bir sızıydı…
Olmazların üzerine yağdı ilk yağmurlar,
Toprak kokusu değil, ayrılık koktu şehir.
Güneş, solgun ters lale gibi asılı kaldı,
Akmayan buzdan nehir, gözlerimde birikti…
Öyle sessiz ki bu gazap, fırtınası içimde,
Yapraklar düşerken maziyi infaz ediyor,
Gönül, yaralı kuş gibi göç yollarını yitirmiş,
Kendi kışına doğru, çıplak ayakla gidiyor….
Artık ne baharın vaadi, ne yazın tesellisi,
Bize kalan, toprağa düşen o son cemreydi,
Eylül ki, sevdanın mağlup çıktığı o meydan,
Huzuru hüzün olan, dilsiz bir çığlıktı….
Rüzgarınkalemi… 00:02 21.02.2026
5.0
100% (3)