2
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
64
Okunma
Saat 03:17
Alarm çalmıyor,
çünkü zaten uyumadım—
modern insanın en istikrarlı ibadeti: uykusuzluk.
Mutfakta ışık,
buzdolabı benden daha bilinçli,
kapısını açınca yüzüme beyaz bir vahiy gibi vuruyor
ama içinden sadece
yarım limon, üç pişmanlık
ve dünün kararsızlığı çıkıyor.
Sahur sofrası kuruyorum—
bir tabak yalnızlık,
yanında ince dilimlenmiş alışkanlıklar,
üzerine bolca “yarın başlarım” serpiyorum.
Çay koyuyorum,
dem ağır, hayat daha ağır.
Şeker atmıyorum,
zaten yeterince tatlı yalan söyledim kendime.
Dışarı bakıyorum,
şehir susmuş—
çünkü gündüz herkesi kandırmak yorucu bir iş.
Bir kuş geçiyor,
belki de o da sahura kalktı,
belki de o hiç uyumadı
benim gibi,
ama onun bahanesi özgürlük,
benimki Wi-Fi.
Ezan yaklaşıyor,
ben niyet ediyorum:
daha az konuşmaya,
daha çok susmaya,
ama biliyorum—
ilk fırsatta yine dünyayı anlatacağım
hiç anlamamış gibi.
Ve su içiyorum,
son yudum,
sanki bütün gün susayacak olan bedenim değil de
ruhum gibi.
Sonra ışığı kapatıyorum,
karanlık hemen geliyor—
zaten hep buradaydı,
ben sadece lambayı kandırıyordum.
5.0
100% (2)