0
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
109
Okunma
Bir’lik Yolunda
Zuhur ettiğinden beri bu can, sordum bu firkat niye?
Sordum nefse, sordum pire; lakin eremedim bir müjdeye.
Sol yanımda bir nâr yanar, dumanı arşa dayanır,
Söyle ey gönül, bu ayrılık hangi günahın bedelidir kime?
Nice diller destan yazdı, "ölümden beterdir" dediler,
Kimi yârin cefasından "artık yeter" dediler.
Kimi diken battı diye gül bahçesin terk eyledi,
Kimi daha yolun başında, menzile ermeden döndüler.
Nice sahte aşıklar gördüm, vuslat bulamayıp küstüler,
Leyla sanıp seraplara, fani tenlere koştular.
Hakiki Mecnunlar ise, dilde susup gönülde coştular,
Ateş-i aşkla yanıp, küllerinden yeniden doğdular.
Asıl dert şudur ki; biz sevmeyi beceremedik,
"Sende" kaybolup, "Sen" libasını giyemedik.
Benlik davası gütmekten, "Bir" kapısına varamadık,
Oysa "Ben" ve "Sen" kalksa aradan, ayrılık nedir bilmezdik.
Eğer nefsi eritip, tek bir nefeste cem olsaydı canlar,
Görüntüde firkat olsa da, hakikatte Bir olurdu ihsanlar.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.