0
Yorum
6
Beğeni
0,0
Puan
27
Okunma
Eski bir plak dönüyor sanki gönül masamda,
Hayalin bir gölge gibi, her köşe başımda.
Bu akşam hüzün çöktü, bulutlar gözlerimde,
Adın bir dua gibi, mühürlendi dilimde.
Anılar bir fırtına, savurur küllerimi,
Kime anlatsam bilmem, şu ıssız hallerimi.
Dursun zaman ne olur, geri gelsin o günler,
Anılarla yaşanır, sensiz geçen ömürler.
Hangi kapıyı açsam, karşımda hep hatıran,
Zehirli bir ok gibi, vurdu beni o zaman.
Gözlerimde birikmiş, yılların yorgunluğu,
İçimde hiç bitmiyor, gidişinin boşluğu.
Siyah beyaz bir resim, elimde kalan miras,
Yüreğim kış bahçesi, dışarısı yaz ve yas.
Bir veda cümlesiyle, mühürlendi bu sevda,
Artık her soluğumda, yankılanır bu nida.
Hangi rüzgar getirdi, bu soğuk ayrılığı,
Yine gönlüm kuşandı, simsiyah karanlığı.
Düşlerim darmadağın, umutlar benden beter,
Sensiz geçen her saniye, bin asıra bedeller.
Sana çıkan yolları, duman bürümüş artık,
Kırılan şu kalbimiz, yamalı ve çok yanık.
Söz bitti, feryat dindi, şimdi hüküm anların,
Ömrümü yakıp geçti, ateşi anıların.
Zaman bir cellat gibi, her gün benden can aldı
Gidenler gitti ama, sızısı bende kaldı
Yıkıldı köprülerim, vuslat artık bir hayal,
Gönül yorgun, dil suskun, kalmadı bende mecal.
Kaderin kaleminden, hüzün düştü payıma,
Hasretin bir kor gibi, işliyor her yanıma.
Bitmesin bu rüyalar, uyanmak istemiyorum,
Ben senin yokluğunu, bir türlü kabullenemiyorum.
Yarım kalmış bir öykü, bu aşkın son sayfası,
Dinmiyor yüreğimde, bu ayrılık sancısı.
Görmeden nefes alamam, sesin bana can olur,
Sen benden gitsen bile, bu can sende son bulur.
Bak yine akşam oldu, perdeler indi yere,
Sevdan bir nehir gibi, akıyor derinlere.
Yüzünü görmeliyim, kokun sarmalı beni,
Anılar öldürmeden, kurtar bu yorgun gönlümü.