0
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
62
Okunma

Bir yaz akşamı serinliğine ,
Kendimi bırakıyorum.
Kokusuna, dokusuna , rüzgarın narin okşayışına hasret...
Aşinayım, bulutların derin mavisine,
Evlerden gelen çatal bıçak gürültülerine
Şuh kahkaha seslerine.
Bir yaz akşamı serinliğine ,
Kendimi bırakıyorum.
Derya’nın usul dalgalarına, meftun aşıklara hasret...
Aşinayım,
Işıkları yanan yuvaların , daimi seyircisi olmaya.
Çocuklardan duyduğum belki saçma , belki de mantıklı şakalara.
Bir yaz akşamı serinliğine ,
kendimi bırakıyorum .
Yıldızlar sırayla dizilmişken göğe,
Gönlümde ateşi saklıyorum,
Düşlüyorum...
Kokum ,dokunuşum, narin rüzgarım, gök mavim...
sen olsaydın,
evlerdeki çatal bıçak gürültüleri ikimize ait olsaydı.
Kahkaha seslerimiz birbirine karışşaydı,
Işıkları yanan bir yuva da bizim olsaydı.
Birbirlerine şaka yapıp gülüşen iki çocuk
Canımızdan , kanımızdan olsaydı.
5.0
100% (2)