3
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
145
Okunma

Ben acıyı; gökkuşağının yedi rengine bakarken,
Işıklarla, salkım süslerle bezenmiş festivallerde eğlenirken,
Kum sahillerde çılgınlar gibi martıları kovalarken
Tattım, hissettim.
Ben acıyı; ılık rüzgâr tenime değdiğinde,
Akşam çayımdan ilk yudumu aldığımda,
Bir mırıltı misali sevdiğim şarkıyı duyduğumda
Tattım, hissettim.
Ben acıyı; günbatımında, gemiler kıyıya yanaşmışken,
Yemyeşil çimenlere çıplak ayağımla basmışken,
Güllerle çevrili bahçelerde dolaşırken
Tattım, hissettim.
Ben acıyı; soğuktan titrerken,
Sırtımda battaniyem sarılıyken,
Bir elimde kitabım, bir elimde ıhlamur fincanım varken
Tattım, hissettim.
Fakat ben acıyı, hiç böyle ete kemiğe bürünmüş
Halde görmemiştim.
Acı soyut bir kavram değil,
Sadece tatmak, hissetmek değil artık.
Benim acım, benim acım SENSİN.
Senin adın, benim acım...
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.