9
Yorum
14
Beğeni
5,0
Puan
117
Okunma
Her şeyin hızla aktığı, seslerin birbirine karıştığı ve yüzlerin birer gölgeye dönüştüğü o sıradan kalabalığın içindeydim. Dünya, kendi gürültüsünde boğulurken zaman aniden vites küçülttü ve durdu. Binlerce yabancı bakışın arasında, sanki evrenin tüm ışığı tek bir noktada toplandı.
Hiç hesapta yoktu bu sarsıntı. Kalbim ritmi, o
kadar bildiği tüm güvenli limanları terk edip bilinmez bir denize açıldı. O yabancı ama bir o kadar tanıdık gülüş, ruhunun en derinindeki tozlu raflara değdi. Bir kelime dahi edilmedi, bir selam dahi verilmedi; ama sanki asırlardır anlatılmayı bekleyen bir hikaye, o kısa saniyede tamamlanıverdi.
Kaderin rüzgarı mıydı bizi o yerde o mekanda karşı
karşıya gelmek yoksa çok eski bir yaşamdan kalma bir borç muydu? Bilinmiyordum. Bilinen tek şey; zihnin artık firar ettiği ve ruhun o bakışın esiri olduğuydu. Gönlüm uzun süredir hüküm sürdüğü kış, tek bir sıcak akışla eriyip gitmişti. Artık dünya eskisi gibi değildi; kalabalıklar çekilmiş, gürültü dinmiş ve geriye sadece o mahrem ses kalmıştı.
Göz bir kez görmüştü ve kalbim geri dönüşü olmayan o kararı çoktan vermişti.
Neylesin?
Kalabalık bir caddede durdu zaman,
Binlerce yüz içinde bir tek seninle.
Hiç hesapta yoktu bu kalp çarpıntısı,
Dindi ömrümün gürültüsü o mahzun sesinle.
Gözler gördü seni bir kez, neyleyim?
Kalbim seni seçti, ben kime ne diyeyim?
Bir bakışta yazıldı bu aşkın hikayesi,
Sen ruhumun en mahrem, en derin sesi...
Gülüşün bir şiir gibi değdi ruhuma,
Adını bilmeden daldım en derin uykuma.
Hangi rüzgar attı seni benim yoluma?
Kader mi dersin buna, yoksa bir can borcu mu?
Tesadüf değil bu, bir uyanış belli ki,
Dünyada senden başka hiçbir şey yok sanki.
Sadece sen ve o unutulmaz bakış;
Gönlümün kışına gelen o sıcak akış.
Aklım firarda artık, sende köleyim,
Gözler gördü seni bir kez, neyleyim...
Gördü seni bir kere,
Sevdi seni bin kere.
Gönlüm sende artık,
Neyleyim...
Funda Yılmaz
5.0
100% (7)