1
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
75
Okunma

İnsanlar rüzgâr bıçak gibi keskin esiyor
omuzları değil, ruhları dönüyor
dün göğsüne bastırdığı yemini
bugün başkasının sırtına saplıyor
Gözleri kuru, gülümsemesi ıslak
cebinde sahte altın madalyonlar taşır
“sonsuza dek” yazan tarafı
rüzgâr estikçe ters dönen aynalar
yalan söylemez derler ya
onların aynaları bile yorulmuş
her bakışta başka bir yüz
en çok kendilerinden korkanlar
dön dön dön
kendi ekseninde çıldırmış topaç gibi
en hızlısı onlar, en boşu onlar
en çok alkışlanan boşluk onlar ve kırılan
hep aynı yerde duranlar olur
kanatları sökülmüş fırıldak gibi
sessizce yere çakılan rüzgâr durduğunda
ortada kalan tek şey
paslı bir mil ve
yönünü unutmuş bir gölge sen yine de
dönmeyi bırakmayı dene
belki o zaman
kendi kalbine
gerçekten dönersin ve eğer bir gün
rüzgâr seni de savurursa
sakın başkasına dil uzatma
kırılmayı göze al
ama en azından
kendi yönünde kal......
5.0
100% (4)