13
Yorum
32
Beğeni
5,0
Puan
222
Okunma
Bakışların uçsuz bucaksız bir gökyüzüydü,
Bütün yıldızlar senin gözlerinde doğardı.
Şimdi o gökyüzü, lambası sönmüş karanlık bir oda;
İsmin dudaklarımda paslanmış,
Anahtarı kaybolmuş bir kilit gibi duruyor.
Zikretsem adını, harfleri canımı yakıyor;
Sussam, içimdeki feryat dinmek bilmiyor.
Nasıl bir gidişti ki seninki;
Sadece çiçekler solmadı ardında,
Toprak renklerini bile unuttu.
Öyle derin obruklar açtın ki içimde,
Ucu bucağı olmayan dipsiz bir kuyu misali.
Sensiz olmak, seni böylesine özlemek;
Kırık cam kırıkları üzerinde yalınayak yürümek gibi...
Attığım her adımda anılarımız kanadı,
Hatıralar, ciğerime batan o ince sızı.
Veda busesi bile bırakmadın giderken;
Şimdi boğazımda düğüm düğüm hıçkırıklar...
Kalbim, artık terk edilmiş virane bir konak;
Yollarımız ayrı, menzillerimiz birbirine küs.
Takvimde tüm mevsimler artık hep sonbahar.
Sen başka yüreklerde mutluluğun tadını çıkarırken,
Ben senin yaktığın o kor ateşte eriyorum.
Sana söylenecek kelimelerim bitti;
Yazdığım hiçbir dize, yokluğun kadar ağır,
Sensizlik kadar dilsiz değil artık.
Ve bende kalan son emanetin;
Her gün yeniden kanayan
Yorgun bir kalp bıraktım..
5.0
100% (19)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.