53
Yorum
104
Beğeni
5,0
Puan
971
Okunma

Üşüyorsun, dedi katil
Gözlerime dalarak.
Çıkardı ceketini,
Üzerinden attı omzuma.
Tamam dedim, bu sefer tamam.
Kokusu sinmişti,
Usulca çektim ciğerlerime kadar;
Sandal ağacıyla karışmıştı teri.
Duyduğum ilk acının kokusuydu.
Elini cebime at, dedi.
Heyecanlandım;
Bir gül ya da bir yüzük
Erken mi olmuştu beklentilerim, bilemedim.
Bir kalem vardı içinde, adımın yazılı olduğu.
Kaşlarım kalktı istemsizce.
Sarımtırak bir rengi vardı.
Al, bunu sana aldım, demişti katil,
Karalarken beni düşün der gibi.
Buruk bir tavırla tamam diyebildim.
Titreyen bedenim buz kesmişti birden,
Daha da üşüdü bedenim.
Yorgun bakışlarında kayboldum o an.
Neler yazardı bu kalem,
Düşünmeye başladım.
Kırılgan mektuplara şahitlik etmişti
Bu yaşına kadar.
Farklı yaz, diyordu, aldat kendini der gibi.
Umutlu bakışlarını unutamam,
Zaman gösterecekti.
Denizin meltemi ara ara hissettiriyordu kendini.
Kız Kulesi karşımda yapma der gibi,
Fenerini açıp kapatıyordu.
Rimel sürmüş İstanbulla beraber,
Edalı, bir o kadar da ince ıslatan yağmuruyla
Karşıya daldı gözlerim;
Sanki biraz hasta bakışlıydı Beşiktaş.
Attilâ İlhan neler yazmıştı
Işık hızıyla geçti hafızamdan.
Yalnız değildim,
Onlar da yoğrulmuştu tutkuyla.
Yine de yırtık cebime koymuştum umudumu,
Düşmeyeceğine inandığımdan.
5.0
100% (55)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.