7
Yorum
18
Beğeni
4,7
Puan
76
Okunma

Eski bir saatin kadranında yorulmuş gibi duruyor kalbim,
Hangi kırık aynaya baksam, yüzün bir parça daha eksiliyor.
Sen sustukça ben o boşluklara koca bir ömür sığdırdım,
Şimdi hangi yalanın gölgesinde serinliyorsun, söyle?
~~
Artık ne bir sitem taşıyorum heybemde, ne de ağır bir veda,
Gönlüm, fırtınası dinmiş bir denizin o uçsuz dinginliğinde.
Senin adın bende artık sadece rüzgârın fısıldadığı bir anı,
Hangi kıyıda uyanırsan uyan, benim denizim sana kapalı.
~~
Yutkunamadığım her harf, boğazımda zehirli bir sarmaşık değil artık,
Konuşsam, dökülecek o eski kütüphanenin bütün tozlu sırları.
Dudaklarımdaki o acı tortu yerini ince bir huzura bıraktı,
Kendi yolumda yürürken, artık gölgemden bile azadesin.
~~
Bakışlarımda, uzak bir ufkun o berrak ve net aydınlığı var,
Sanki her kırpışında biraz daha hafifliyor o eski yüklerim.
Biz seninle aynı cümlede yan yana duran iki ayrı yabancıymışız;
Noktayı koydum ve bitti; artık o yarım cümlelere gerek yok.
~~
Savrulan bir katarın son vagonunda bırakmışım geçmişi,
Vakti geçmiş o veda, benim en büyük kurtuluşummuş meğer.
Sen şimdi hangi garın kalabalığında sesini arıyorsun?
Ben çoktan geçtim o şehirden, ardımda bir iz bile bırakmadan.
~~
Bir pencere pervazında unutulmuş saksıdaki o çiçek uyandı,
Kendi suyunu kendi buldu, güneşini kendi yarattı bu kez.
O gürültülü kalabalığın içinden sessizce çekildim kenara;
İnsan en çok kendiyle barışınca, dünya susarmış anladım.
~~
Eski fotoğrafların tozunu üfledim, renkler yerli yerine oturdu,
Yaşanmışlıklar birer tecrübe şimdi, keder değil sadece hatıra.
Sen, sığındığın her duvarda yıkılıp kalırken tek tek;
Ben o enkazın içinden mağrur bir kale gibi yükseliyorum.
~~
Duvardaki rutubet izlerinden haritalar çizmeyi bıraktım artık,
Yollarım artık sana çıkmıyor, yollarım artık sadece bana varıyor.
Senin sustuğun o yer, benim kendimi bulduğum o mukaddes yer;
İnsan kendi evinde, ancak bu kadar hür hissedebilirmiş.
~~
Şimdi bir bardak suyun içindeki o berraklık kadar netim,
Dokunsalar dağılmam, bıraksalar karanlıkta kaybolmam.
Hangi yeminle bağlamaya çalışsan da eski o sızılı günleri,
O bağlar koptu bir kere, ruhum artık hiçbir yere ait değil.
~~
Kendi hayatımın başrolünde, hür ve yalansızım bu defa,
Perde açıldı, ışıklar yandı ve ben kendimi alkışlıyorum.
O eski yangınlardan geriye sadece bir avuç beyaz kül kaldı;
Küllerinden doğmak dedikleri, meğer bu mağrur sessizlikmiş.
~~
Bir takvim yaprağının arkasına saklanmış o neşeli notlar gibi,
Hatırlandıkça gülümseten, unutuldukça hafifleten bir baharsın.
Bu romanı bitirdim, son sayfaya bir "elveda" sığdırdım;
Yazacak kelimem bitti ama içimde hiçbir ukde kalmadı.
~~
Artık ne gökyüzüne bakıp hesap soruyorum, ne de yere eğilip ağlıyorum,
Kendi içimdeki o devasa uçurumu dindim, kanatlarımı kendi göğümde açıyorum.
Menzil belli, yol açık, yüklerimden arınmış bu mağrur sessizliğimle;
Ben bugün yeniden doğdum, kendi zaferimin en saf şahidiyim artık.
~~
Cemre yaman
5.0
86% (6)
3.0
14% (1)