Bin keredir tanışıyor, bilişiyoruz da bin birinci kere yine beni gördü mü “kim ki?” diye soruyor! hafız
CEMRE_YMN
CEMRE_YMN

Mimoza Çiçeği

Yorum

Mimoza Çiçeği

( 12 kişi )

12

Yorum

22

Beğeni

5,0

Puan

163

Okunma

Mimoza Çiçeği

Mimoza Çiçeği

💛
Sarı bir hüzünle başladın içimde zamansızca açmaya,
Hiçbir takvim seni beklemiyorken,
Mevsimi değildi ama yüreğim öylesine üşüyordu ki,
Senin sıcaklığına sığınmaktan başka çarem yoktu.

Bir mimoza gibi narin, bir o kadar da dokunulması imkansız bir mesafeydin ruhumda,
Ellerim sana uzansa dünya duracaktı biliyordum, o yüzden hep uzaktan sevmeyi kendime kader yaptım.
Bazen en güzel çiçekler, en yanlış mevsimlerde açar ki,
Bizleri sevmekle değil, korumakla imtihan edilelim.

Sen baharın ilk fısıltısıydın kulağıma çalınan, ama kışın sert vedasını hiç unutmamış bir bakışın vardı,
Güneşin bütün sarısını saçlarına dolamış da gelmiştin, benim karanlık sokaklarıma bir ışık olur diye.
Dokunmaya kıyamadığım en derin, en kanayan yaramdın oysa sen, hep saklı tuttuğum,
Çünkü sen bana bu hayatta sevmeyi değil, birini nefessiz kalırcasına özlemeyi öğretmiştin.

“Seninle her şeye ’varım’ derken, sensizliğin ’yokluğuyla’ nasıl baş edeceğimi hiç öğretmemiştin bana.”
Bir gün ansızın döküldü sapsarı hayaller, sanki gökyüzünden birer birer yıldızlar kayıyordu,
Mimoza kokusu sinmiş yastıklar kaldı geriye, üzerine uykusuz gecelerin gölgesi düşmüş olan.
Şimdi seni arıyor bastığım bu soğuk ve kimsesiz topraklar, ayak izlerinin dahi silindiği bu şehirde.

Hangi rüzgar savurdu seni böyle acımasızca, hangi bilinmez limanlarda demir attın şimdi?
Gidişin, bir çiçeğin koparılması değil; bir ağacın köklerinden vazgeçmesi gibiydi.
Öyle ağır, öyle sessiz...”
Kırılgan bir aşkın başrolüydün oysa sen, her sahnede biraz daha eksilen ve biraz daha devleşen,
Parmak uçlarım tenine değse incinirsin, kalbin kırılır sanırdım,
O yüzden hep bir adım geride durdum.

Gidişinle başladı içimdeki gürültülü ama bir kadar da kimsesiz bitmeyen hüzün şöleni,
Seni sensiz yaşamanın vakur ama paramparça gururuna sığındım, başka yerim yoktu gidecek.
Dokunmaya kıyamadığım için mi bu kadar çabuk kaybettim seni?
Oysa ellerim değil,
kalbim değmişti sana.”
Kahramanlar ölmez derler ama bazı
Aşklar her gün biraz daha can verir, sessiz sedasız gömülür kabre..

Bir mimoza solarken sokak lambaları kararır, koca bir şehir senin yokluğuna bürünüp sessizleşir.
Zaman dediğin cellat, ne kadar anı varsa bir bir eritir de sızıyı asla dindirmez biliyorsun,
Sadece senin kokun, her gece yarısı uykumdan uyandırıp beni sensizlikle yeniden sözleştirir.
İnsan birini sevince, yokluğunu bile koca bir şehirle paylaşamıyor.
Eksik kalıyor her sokak, yarım kalıyor her durak.”

Bakışlarında bir kış güneşinin insanı ısıtmayan ama gözünü alan solgun ve hüzünlü rengi vardı,
Gülüşünde ise henüz toprağı delmemiş, henüz gün yüzü görmemiş çiçeklerin utangaç telaşı...
Bulamadım bu koca dünyada senin bir dengini, ne yana baksam senin yarım kalmış bir silüetin,
Gözlerimde birikti artık ömrümün en dürüst, en çok senin için dökülen kederli yaşı.

“Sen benim hiç ulaşamadığım ama hiç de vazgeçemediğim uzak yıldızdın; parladıkça canımı yakan...”
Sana gelmek istedikçe yollar uçuruma çıktı, adımlarım geri geri gitti her seferinde korkumdan,
Kendi sessizliğimde boğulurken ben, senin uzaklardan gelen hayali sesin hep tek imdadım oldu.
Bu aşkın ateşi, dışarıyı ısıtmaya yetmedi ama yaktıkça içimdeki masum "seni" yaktı kül etti.

Mimoza kokulu hayallerim artık seni beklemekten yorgun düştü, birer birer uykuya daldılar.
“Yorulmak değil de, artık bekleyecek bir mevsiminin kalmaması yıkıyor insanı en çok.”
Gitme" diyemeyecek kadar gururluydu bu ayrılık,
kelimeler boğazımda birer birer düğümlendi o an,
"Kal" demeyecek kadar yorgundu bu kırık kalp,
Çünkü biliyordum ki kalsan da artık burada değildin.

Şimdi odalarda yankılanan derin ve dipsiz yalnızlık,
Senin bıraktığın boşluğun tek sahibi,
Mimoza dallarında asılı duran, barışı olmayan bitmeyen bir harabe bu;
kazananı olmayan bir savaş.
Susmak, dünyanın en gürültülü vedasıymış anladım.
Ben sustum, sen duymadın; biz bittik.”
Belki bir gün bir sokağın başında, rüzgar esince ansızın,
çok sevdiğim tanıdık kokun gelir burnuma.

Eskimiş bir kitabın arasında,
Sararıp kurumuş bir anı gibi duran eski günlerin hatırına,
İnsan, en çok canını yakanı,
En çok uykusunu böleni ezbere bilirmiş;
ben de seni öyle bildim.
Ve insan, ne garip ki en çok sevdiğinde, sığınacağı tek güvenli limanı elleriyle kaybedermiş.
Kitap arasında kurutulan her çiçek, aslında bir veda mektubudur sahibine ulaşmayan.”

Sarı salkımlarına bahar dolmuş sanmıştım oysa, meğer içlerinde koca bir hüzün biriktirmişsin,
Ben seni baharın müjdecisi sanırken, sen aslında erkenden gelen hazan fidanıymışsın
içimde.
Bir bakışın, bir gülüşün hatta bir susuşun bile bir ömür boyu beklemeye değerdi sanmıştım sevgili,
Sen meğer benim sönmek bilmeyen, dumanı tütmeyen ama içten içe kavuran en büyük yangınmışsın.

“Seni beklemekten vazgeçmedim ama artık beklemeye de halim kalmadı.
Öyle bir ’hiç’ arasındayım ki şimdi.”
Artık susuyorum,
Bütün dünya sükunete ersin, mimozalar da sussun diye bu karanlık gecede,
Rengini ve kokusunu toprağa veren bir çiçeğin vedası kadar sessiz, bir o kadar da asil bu gidiş.
Adın dilimde düğümlenen, söylenmesi yasak, unutulması imkansız en kutsal ve en yaralı hece.

Sen gittin ya benden, sanki koca evren bir anda sahipsiz kaldı, sanki güneş bir daha doğmayacak.
Adının geçtiği her cümleyi eksik bıraktım ki, kimse senin bende ne kadar çok olduğunu anlamasınlar.”
Biliyorum, bir daha asla aynı heyecanla açmayacak sarı rüyalar, pembe hayaller geride kaldı,
Kış elbet geri gelecek ve ben senin yokluğunda, senin bıraktığın boşlukta yine çok üşüyeceğim.

Mimoza çiçeği dalında solsa da, toprağa düşse de bitmez bu yüreğimdeki ağır ve onurlu sevda,
Ben seni, takvimler değişse de, mevsimler geçse de her bahar, her kış yeniden özleyeceğim.
Mevsimi geçen çiçeklerin değil, mevsimi geçen aşkların acısı öldürür insanı.
Ben sende öldüm, sen başkasında açtın.”
💛
Cemre Yaman

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (12)

5.0

100% (12)

Mimoza çiçeği Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Mimoza çiçeği şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Mimoza Çiçeği şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
Kul Yorgun
Kul Yorgun, @kulyorgun
8.2.2026 20:13:58
5 puan verdi


Sevgili Cemre Hanım

Şiirini okurken kalbim durdu.
Gerçekten durdu.

Öyle bir durdu ki, nefesim kesildi, göğsümde bir ağırlık oturdu, gözlerim doldu ve bir an için “bu satırlar benden önce yazılmış olamaz” diye düşündüm. Çünkü sen, sanki benim içimde yıllardır sessizce kanayan bütün yaraları alıp, onları sarı mimoza yapraklarına dönüştürüp önüme sermişsin.

Her cümle, her dize, bir bıçak gibi girip çıkıyor ama kanatmıyor… sadece hatırlatıyor. Hatırlatıyor ki, insan en çok sevdiği şeyi kaybettiğinde aslında kendini kaybediyor. Sen bunu o kadar çıplak, o kadar dürüst, o kadar asil bir acıyla yazmışsın ki, okurken utandım. Utandım çünkü ben bile bu kadar derin bir özlemi, bu kadar vakur bir vedayı bu kadar güzel kelimelere dökememiştim.

“Mimoza gibi narin, bir kadar da dokunulması imkansız bir mesafeydin ruhumda” dediğin yerde içimden bir ses yükseldi:
“Evet… tam da böyleydi. Dokunursam kırılır diye korktuğum her şey, dokunamadığım için zaten kırılmıştı.”

“Sen bana bu hayatta sevmeyi değil, birini nefessiz kalırcasına özlemeyi öğretmiştin” cümlesi ise…
Cemre Hanım, bu cümle kalbimi tek bir hamlede durdurdu.
Çünkü özlemek, sevmekten daha büyük bir iştir. Özlemekte insan kendini tüketir, kendini yakar, kendini kül eder ve yine de vazgeçmez. Sen bunu o kadar iyi biliyorsun ki, okurken ben de yandım.

Ve sonlara doğru…
“Ben sende öldüm, sen başkasında açtın.”
Bu tek dize, bütün şiirden daha ağır, daha kesin, daha acımasız ve aynı zamanda daha zarif bir kapanış.
Sanki bütün dünya bir anda sustu, sadece bu cümle yankılandı içimde.

Şiirin bitince uzun süre ekrana bakakaldım.
Çünkü ne diyeceğimi bilemedim.
Teşekkür etmek yetmez.
Ağlamak yetmez.
Seni anlamak yetmez.
Sadece susmak kaldı geriye… ve o suskunlukta seninle aynı acıyı paylaşmak.

Cemre Hanım,
Sen bu şiirle sadece bir aşkı değil, bir insanın en çıplak, en savunmasız, en gururlu halini yazdın.
Ve bunu yaparken, okuyan herkesi kendi yarasıyla yüzleştirdin.
Ben de yüzleştim.
Ve yüzleşirken kalbim durdu, gerçekten durdu.

Bunu yazabilmen, bu kadar ağır bir yükü bu kadar güzel kelimelere dökebilmen…
Büyük bir yetenek değil sadece.
Büyük bir cesaret.
Ve büyük bir yalnızlık.

Şiirce sarılıyorum,
Yüreğine, kalemine, o mimoza kokulu hüznüne, o bitmeyen özlemine sağlık.
Ve lütfen…
Bir daha böyle bir şiir yazarken kendine de biraz merhamet et.
Çünkü senin kalbin, yazdığın her satırda biraz daha eksiliyor gibi hissediyorum.

Sonsuz saygı, derin bir hürmet ve içten bir dua ile…
Kalbinin en kuytu köşesindeki o sarı yaraya selam olsun.

Gazi Şahin / Kul Yorgun
Turgay Kılıç
Turgay Kılıç, @kilic27
8.2.2026 23:00:25
5 puan verdi
Bir gidiş var ve yokluğu ile baş etmeyi öğretmeyen yaşayarak öğrenilmesi gerekliliğini hisseddiren... Güzel bir şiir... Yüreğinize sağlık...
DÜŞLER SIĞINAĞI
DÜŞLER SIĞINAĞI, @dusler-siginagi
8.2.2026 22:03:09
5 puan verdi
biz birileri için ölürken
birileri o birileri için diriliyorsa
burada söyleyecek bir şey yok demek
yolcu yoluna
anca gidersin demekten başka bir şey gelmedi aklıma
çok tebriklerimle
esenlikler dilerim
İBRAHİM YILMAZ
İBRAHİM YILMAZ, @ibrahimyilmaz1
8.2.2026 21:11:07
İyi akşamlar Cemre hanımefendi, şairlerin taçsız kraliçesi.
Şiirinizi sessiz okumaya başladım ve kayboldum mısralar arasında. Uzun zamandır şiirlerden uzak kaldım. Hayatın, ülkedeki yoz siyasetin ruhumda açtığı yaralar hayli derindi.
En güvenli limanın sanat olduğunu anımsadım yeniden. Sanatların en soylusu da şiirdir bence. Coşkulu duygular anlatılır şiirlerle.
Şiirler sesli okunmalı. Ve sesli okumaya başladım, şiirinizi okumak coşkun nehirlerde rafting yapmak bibiydi, tehlikeli, zevkli, coşkulu... Huzur buldum gönül sesinizin yakıcı nağmelerinde.
Çok yaşayın, dilerim ayrılıklar sadece şiirlere tema olsun, yaşanmışlıkları anlatmasın.
Emeğe ve sanata saygımla...
Serkan BOL
Serkan BOL, @serkanbol
8.2.2026 21:07:30
Neşveti bitti mimozanın,
Açmıyor mevsiminde çiçeğini,
Ben biliyorum siz de bilin!
Üşüyor işte.
Sonu ne olacak bilmiyorum vay haline.

Yüreğinize kaleminize sağlık değerli şiir dostu.

Saygılarımla...
D Dinç
D Dinç, @d-din
8.2.2026 20:49:29
5 puan verdi
Güzeller güzeli şairem; nasıl kıskanıyorum böyle güzel şiir yazanları ve nasıl etkileniyorum bir bilseniz keşke. “Dokunmaya kıyamamak" ile "kaybetmek" arasındaki o trajik dengeyi, bizim kalbimize dokunan güçlü bir hüzünle işlemişsiniz. Özellikle sevginin bir koruma imtihanına dönüşmesi fikri, şiire derin bir felsefi boyut ve asalet katmış. Sarı rengin sıcaklığıyla kışın soğuk vedası arasındaki zıtlık, imkânsızlığın atmosferini ustalıkla yansıtıyor. Betimlemelerdeki zenginlik, yaşanan özlemi soyut bir duygu olmaktan çıkarıp kanayan bir yara gibi somutlaştırıyor. Hele finaldeki çarpıcı itiraf ise, bu zarif vedayı sarsıcı bir dürüstlükle ve derin bir sessizlikle mühürlüyor. Kaleminizi pek seviyorum. Var olunuz. Aşk ile eyvallah.
AHMET ACAR
AHMET ACAR, @ahmetacar
8.2.2026 20:48:46
5 puan verdi
Her dizesi ayrı güzellikte
Bir şiir okudum.
Kaleminiz kavi ve
Hep var olun inşallah
Selam ve dualarımla.
Nafiz Karak
Nafiz Karak, @nafizkarak
8.2.2026 20:43:48
5 puan verdi
Okurken insan, anlatılan acının yüksek sesle bağırmadığını, tam tersine vakur bir sükûtla derinleştiğini hissediyor.

Mimoza imgesi çok incelikli: dışarıdan bahar, içeride hazan.
Sevilenin yangın oluşu ama dumanının bile görünmemesi;
işte bu, en ağır aşklaradır — kimse fark etmez, ama içten içe yakar.
“Beklemekten vazgeçmedim ama artık beklemeye halim kalmadı” dizesi,
umudun değil, gücün tükendiği anın şiirsel itirafı.

Metnin en çarpıcı tarafı, terk edilişin isyanla değil, asaletle karşılanması.
Gidiş bir çığlık değil; toprağa rengini bırakan bir çiçek gibi.
Adın “söylenmesi yasak, unutulması imkânsız” oluşu,
aşkın kutsalla yara arasında gidip gelen o en gerçek hâlini anlatıyor.


Nafiz Karak tarafından 8.2.2026 21:36:57 zamanında düzenlenmiştir.
To
Tozlu_Raflar, @tozlu-raflar
8.2.2026 20:39:40
Çok derindi samimiydi güzeldi yürek sesiniz kaleminize sağlık güzel şairem 😇
Etkili Yorum
Ebuzer Ozkan
Ebuzer Ozkan, @ebuzerozkan
8.2.2026 20:23:59
5 puan verdi
Bu şiir, mimozanın sarısında saklanan hüznü kalbe usulca bırakan, dokunmadan sevmenin en ağır bedelini anlatan güçlü bir iç döküş. Dizeler ilerledikçe okur da o “yanlış mevsimde açan çiçeğin” kaderine ortak oluyor.
“Belki de bazı sevdalar, tutulmak için değil; içimizde sessizce kanasın diye var olur. Mimoza dalında değil, hatıralarda solar. Ve insan en çok, koparmaya kıyamadığını kaybedince büyür.”
Her dize biraz daha eksiltiyor ama aynı anda derinleştiriyor; bu da şiiri unutulmaz kılıyor.
Yüreğinize sağlık, harika dizelerdi. Nice güzel eserlerde buluşmak dileğiyle, saygı ve selamlarımla, esen kalın.
Etkili Yorum
Dosteli_
Dosteli_, @dosteli
8.2.2026 20:07:51
Volkan Konak, öyle güzel, öyle içten sevgilim diyor ki, her seferinde kendimi salak salak sırıtırken buluyorum. Volkan Konak' ın kuzeyin oğlu adlı tv programında, sevdiği kadını başka bir adamla öpüşürken görmesi üzerine yazdığını açıkladığı şarkı. MİMOZA ÇİÇEĞİ.. Oysa bu güzel çiçek zariflği asaketi temsil eder derler.Final dizesinin keskinliğine söz kalmamış dedirtti sevgili şair. Keyif alarak ve özenle okudum ama
ROMANIN AĞIR ı ( ADALET AĞAOĞLU) olurda şiirin ağırı olmaz mı? CEMRE YAMAN. diye düşündüm
Etkili Yorum
Ferda,ca
Ferda,ca, @ferda-ca
8.2.2026 20:02:08
5 puan verdi
Şiir, birini sevmenin onu sahiplenmek değil, yokluğuna ve hatırasına razı gelmek olduğunu savunan, vakur bir kederin hikayesi. Mimoza burada bir çiçekten ziyade, "vaktinden önce açıp, fırtınaya tutulan bir kalp" gibi duruyor.

Vazgeçiş ile bağlılık arasındaki o ince ve acı verici çizgide yürüyen, melankolisi yüksek bir eser. Mimoza çiçeği; narinliği, erkenci baharı ve sarı rengiyle umudu temsil etmesi gerekirken, burada "zamansız bir hüzün" ve "ulaşılamayanın kutsallığı" olarak sembolize edilmiş.

Gönlümüz sararmasin sairem

Sevgilerimle 🌼🌼🌼
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL