2
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
22
Okunma
Saatlerin tik tak seslerini susturdum
Takvim yapraklarını kopardım
Ansızın gittiğin yerden yazıyorum
Yüreğin hep bir sorun arıyor
Her şeyin bittiği, tükendiği
O anı, bekliyor gibiydin sanki
Ben bugün sana "sonsuzluğu" anlatmak istedim
Sonsuzluk, bir insanın
Kalbinde bulduğu dipsiz boşluktur
Hani bazen birine bakarsın da
Hızla geçen zaman durur ya
Evrenin en büyük genişliğidir
Ben seni o genişliğin içine yerleştirmek
Seni kelimelerle ebedi kılmak istemiştim
Çünkü biliyordum ki
Etten ve kemikten olan her şey çürür
Ama ruha dokunan bir dize asla ölmez
Seni bir mısraya hapsetmek değil
Özgür bırakmaktı niyetim
Gökyüzündeki parlayan yıldızların
Sönüşünü izleyebilirdik
Kağıda dökülmüş bir sevdanın
Nurani ışığını kimse söndüremez
Seninle zamanın sınırlarını ihlal ettik
El ele tutuştuğumuzda kainat
Sadece bir figüran gibi etrafımızda dönerdi
Sonsuzluk, bazen de bir "hiçlik" demekmiş
Bir ihtimalin, bir rüyanın içinde
Sonsuza dek asılı kalmakmış..
Yaşanmamış olanın içindeki
Sonsuzluk bitmek bilmeyen sancıymış
Yine de bil ki
Mürekkebimin ulaştığı her yer senindir
Belki biz bittik ama sana dair
Yazılan o büyük hikaye
Ben nefes aldığım sürece değil
Bu kelimeler birinin gözlerine değdiği sürece
İçimde ki sonsuzluk devam edecek
YEŞİLIRMAK
5.0
100% (3)