1
Yorum
15
Beğeni
5,0
Puan
240
Okunma

Hani bazen gözlerin susuyor ya
Dudaklarına iniyor ya kepenkler
Kokun saklanıyor ya neftalinli bir sandıkta
Bakışın köşe bucak kaçıyor ya bakışımdan...
Emsalsiz bir ağrı gitmez başımdan
Oturur çocuklar gibi ağlarım
Hiç utanmam yaşımdan,
Gözyaşımdan...
Hüznümden tarumar olur çiçekler
Ağaçlar ilk rüzgârda devrilirler
Kuşlar sığınacak tebessüm arar
Ve bir telaş başlar ki
Akla zarar...
Koca şehir bir şiire taşınır
Yollar kimsesizlikten yorulur,
İçi sızlar sokakların
Gözleri dolar bahçe duvarlarının
Ah caddeler de doyasıya ağlarlar...
Bir karıncanın kalbi durur zamansız
Bozuk çalar ambulans sirenleri
Sesi küser kuşların, ağaç gövdelerinde
Yetim kalır gökyüzü
Düşer güneşin yüzü...
Benim yine yangınım büyür sana
Bir şiirin daha canını yakarım
Bir şehir bir şiirde kül olur!
Delinim
Anlasana...
Bir güvercin, göğsünü öptüğünde gökyüzünün
Ne kadar çok mutlu ise
Öyle mutluyum işte,
Seninle...
İçine kapanma sevgilim,
İçime kapan
Ben seni sıcacık, sevgi dolu bir şiire sararım
Ruhumun keşfedilmemiş saf yerinde saklarım
Hüzünlere, kederlere, dertlere yasaklarım
Ruhun bir papatya misali açar ruhumda
Ben sana kıyamam
Sana doyamam...
Dün gece,
Bir kelebeğin ellerini ısıttım avucumda, senin ellerinmiş gibi
Ve bir akasyanın yapraklarını okşadım
Saçlarınmış gibi...
Sonra sesimi kelepçeleyip dudaklarımın arasına hapsettim.
Ayın yüzünden söküp yüzümü penceremin camına astım.
Gülüşüm ağrıdıkça, kül bastım.
Bakışlarıma buruk, asi, soğuk kış sürdüm.
Üşüdüm
Öksürdüm...
Ah seni özlemek ne muazzam şey
Ve seni yaşamak; Barışı yaşamak gibi güzel şey...
08.02.2026
S.U.
Serkan Uçar
5.0
100% (8)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.