2
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
51
Okunma
Mezopotamya’da bir çocuk,
yalın ayaklı bozkırda,
sarı güneşin altında
yamalı elbiselerle yürür zamanın içinden.
Ana, baba fakir,
nasır tutmuş ellerinde
ömür birikmiş,
toprak kadar sert,
dua kadar yorgun.
Ekinler kurumuş,
yol yok, yordam yok,
umut çatlamış bir toprak gibi
susuzluktan sessiz.
Güneş tam tepeden vurmuş,
gölge bile kaçmış insanlardan,
alın teriyle yazılmış
kaderin en ağır cümleleri.
Kardeşler perişan,
yokluk, açlık, sefalet
kim bilir bu acıyı,
kim duyar bu sessiz çığlığı?
Duaların dibinde
ölüyor insanlar,
göğe uzanan eller
yere düşüyor bir bir.
Mezopotamya’da bir çocuk,
yalın ayaklı bozkırda,
Sedat Evren
5.0
100% (1)