1
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
163
Okunma
Memleket
gülmeyi unuttu da
kahkahayı vergilendirdi.
Sabah haberleriyle açıyoruz gözümüzü,
bir tutam felaket,
iki damla yalan,
üstüne reklam:
“mutluluk satılık, taksitle.”
Ekmek pahalı,
umut ithal.
Vicdan yerli üretim
ama raflarda yok.
Bir adam var,
her şeyi biliyor,
hiçbir şeyi duymuyor.
Bir diğeri susuyor,
çok şey biliyor,
işte ondan korkuyorlar.
Çocuklar büyümüyor artık,
erken yoruluyor.
Gençlik dizlerinin üstünde,
gelecek
“bakacağız” klasöründe.
Sokakta demokrasi var diyorlar,
harita istiyoruz.
Adalet körmüş,
ama ne hikmetse
hep aynı yöne çarpıyor.
Gülüyoruz,
çünkü ağlamak lüks.
Şaka yapıyoruz,
çünkü gerçek
çok ciddi.
Ama bak,
bütün bu curcunanın ortasında
inatla direnen bir şey var:
bir simidi bölüşen iki insan,
bir küfrün sonuna eklenen “abi”,
bir tweet kadar kısa
ama ömürlük bir “yeter”.
Ve bil ki,
mizah dediğin
fukaranın çakma zırhıdır.
Pas tutar belki
ama
kurşun geçirmezdir.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.