0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
93
Okunma
Adını söyleyemediğim yer,
Bir katre-i firuze kaldı gözlerimde
Nereye baksam çoğalan bir mesafe,
Yaklaştıkça eksilen bir ihtimal gibi.
Sana bakınca içimde çoğalan mesafe;
Bir adımın bin geri sayıldığı zaman,
Yakınlığın bir vaatti yalnızca,
Dokununca dağılan bir serap misali.
Sesin gelirdi, kendin gelmezdin
Rüzgâr taşırdı senden kalan heceyi,
Adını söyleyen dudaklar değil,
Sustuğum anlar tanırdı seni.
Kalbim seni öğrendi susarak,
Dilim bilmedi bu ilmi.
Sevgi bir cümle olmadı hiç,
İçimde çözülen bir sırdı.
Varlığın vardı, dokunuşun yoktu
Gölgen düştü avuçlarıma;
Işığına değil sana eğildim,
Secde ettim eksikliğine.
Bir taşın içindeydin sanki,
Zamana gömülmüş bir renk gibi.
Kırmaya kıyamadığım bir sessizlik,
Kalbimde saklanan katre.
Sevmek sendin, kavuşmak başka bir şey
Ben ilkinde kaldım uzun uzun,
İkincisi bir nasip olmadı
Kaderin suskun yerinde.
Geceler adını bilmezdi
Ama seni tanırdı içimde.
Her karanlık seninle aydın,
Her ışık sensiz yarımdı.
Bakışın geçerdi içimden
Bir kuş gibi konmadan.
İz bırakırdı sessizce,
Uçtuğu yeri unutturarak.
Seni kaybetmedim aslında,
Çünkü hiç sahip olmadım.
Bir emanet bile değildin
Ama içimde hep vardın.
Aşka razı oldum, sana değil
Sevmeyi senden öğrendim.
Eksilerek tamamlandım,
Bu da bir tür varlıktı.
Şimdi biliyorum;
Varlığı uzak olan yakındı bana,
En derin yerimde duruyordu,
Ulaşamadığım hâliyle.
HABİB YILDIRIM / BÂİN-İ ADLÎ
(4 Ocak 2026)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.