1
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
22
Okunma
Gece yine omzuma çöktü,
Sokak lambaları titriyor göz bebeklerinde.
Şehir uyumuyor artık,
Sadece yavaş yavaş çürüyor...
Beton duvarlara yasladım kalbimi,
Rutubet kokuyordu bütün dualarım
Bir metro geçti içimden gece yarısı,
Raylarında parçalandı hatıralarım...
Neon tabelalar gibi yanıp söndün
Adın; sigara dumanında boğulan ayet
Ben seni severken şehir elektrik kesti,
Göğsüm karanlıkta kalan bir mahalleydi gayet.
Asfalt, dizlerimde büyüyen bir mezardı
Yağmur; yüzüme yazılmış polis tutanağı
Gözlerin; sabaha çıkamayan barlar gibi
İçimde kırmızı alarm bıraktı...
Bir çocuk ağlıyordu alt geçitte,
Sesini kimse duymuyordu kulaklıklarından...
Biz bu şehrin unutulmuş insanlarıyız,
Kalbimiz reklam panolarında intihar eden kuşlar…
Neon mezarlığında adını sakladım,
Geceyi cebimde taşıyorum hâlâ...
Göğsümde yanıp sönen ambulanslar var
Ama kimse yetişmiyor bana.
Sen gidince bütün sokaklar morg oldu,
Ay bile siyah giyiniyor artık
Ben bu şehrin kırık tabelasıyım,
Rüzgâr vurdukça içimden geçiyor karanlık...
Yüzümde çökmüş binalar taşıyorum
Uykusuzluk oturmuş göz kapaklarıma,
Bir martı geçti çatlak göğsümden
Deniz bile küsmüş limanlarıma...
Seni sevmek;
Terk edilmiş metro istasyonlarında yaşamak gibi
Her yankı biraz daha öldürüyor insanı
Her dönüş biraz daha eksik.
Kaldırımlar ayak izimi tanıyor artık
Çünkü herkes giderken ben geceye kaldım
İçimde paslanan bir siren sesi var
Susturamıyorum...
Bir gün adımı duvarlardan kazırlar belki
Ama sen yine dönmezsin biliyorum
Çünkü bazı aşklar
Sadece enkaz bırakır ardında...
Neon mezarlığında üşüyor ellerim
Şehir damarlarıma zift pompalıyor
Senin yokluğun;
Göğsümde çalışan yasadışı bir fabrika...
Ve ben hâlâ
Sabaha çıkmayan sokaklarda
Adını içime graffiti gibi yazıyorum...
HABİB YILDIRIM / BÂİN-İ ADLÎ
(23 Mayıs 2026)
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.