6
Yorum
20
Beğeni
0,0
Puan
232
Okunma

İdris Esen Üstâdımın
hakkıyla güne seçilen
"Yol İz Bilen Biri Gelsin II"
şiirine nazîreden hâsıl olmuştur.
Nice âlim susturduk, zâlimi başa aldık
Eğriyi düz saydırıp, doğruya kara çaldık
Az emekle çok kazanç, alın terini saldık
Ne ilm öğrendik, ne dîn, yine sınıfta kaldık
Hakka nazar etmezken, küllüm bâtıla daldık
Üstâda hürmetlerimle...
I
Biz yanıldık demedik.
“Zamân kötü” dedik.
Ne var ki;
Zamânı biz kirlettik.
Zulüm büyüdü.
Seyre daldık
ve sonra şaşırdık.
Meğer,
seyirci bulunca
büyürmüş zulüm.
Mazlûm bağırdı.
Ses tonu rahatsız ediciydi.
Susturduk.
Korkaklık akıl,
susmak erdem sayıldı.
Hak yedik.
Adına “şart” dedik.
Erteledik kul hakkını.
Mahşer gününe ayıkmadan.
İşin ilginci;
harâm niyetle yenildi.
Tövbe sigorta sayıldı.
Günâhlarımıza
panzehir bulmuştuk.
Beton diktik.
Toprağı gömdük.
Sonra bereket aradık.
Paylaşmadık.
Sonra açlıktan söz ettik.
Hakîkat geldi.
Çok sertti;
geri gönderdik.
İnandık dedik.
Ama işimize gelene.
Yalanı seçtik,
ucuzdu ve daha nâzikti.
En önemlisi de,
hakîkat bedel istiyordu.
II
Herkes suçlu dedik.
Bir kendimizi hâriç tuttuk.
Zulüm güçlü olunca
adı değişti.
Mazlûm konuşunca
suçlu oldu.
Adâleti sevdik.
Güçsüzken.
Güçlü olunca unuttuk.
Dîn süs oldu.
Vicdân aksesuar.
Dilimizdeydi dîn.
Ahlâk yük sayıldı.
Vicdân vardı da;
kullanmaya kıyamadık,
eskimesin diye.
Naftalinli sandığa sakladık.
Kâbil kazandı.
Çünkü cesûrdu.
Hâbil kaybetti.
Çünkü cebîndi.
Hep güçlü(!)yü alkışladık.
Biz çoğunluktuk.
O yüzden haklı sandık kendimizi.
Bir kurtarıcı bekliyoruz
ama nefsimize dokunmasın istiyoruz.
Ma’sûm da değiliz.
Sâdece kalabalığız.
Bu yıkım tesâdüf değil.
Bu çöküş kader(!) değil.
Bu tûfân gökten inmedi.
Biz dâvetiye çıkardık.
Bu,
bizim eserimiz.
Şimdi ya
bedel ödeyeceğiz
ya da
enkâzı kader sanacağız.
Ve evet:
Bedel ödemeden
hiçbir şey düzelmeyecek.
Ve’s-selâm...
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.