12
Yorum
25
Beğeni
4,9
Puan
205
Okunma
DUVARDAKİ TABLO
Köhne bir odadayım, duvarda bir çerçeve
Sanki evimi yutup ev olmuş koca eve
Ressam, gönül kapımı çalıp eşikte durmuş
İnce dokunuşlarla, içimi dışa vurmuş
Çengi kıvraklığında mahir fırçanın raksı
Ruhumla, yüreğimle; bütün duygumun aksı
Alnımda, perçemimde belirgin birkaç jale
En ince hatlarıyla tersim etmiş tuvale
Sabırla maharetle, işlemiş ince ince
Yaşadığım her anı, baki kılmış kendince
Yumulmuşum içime, ellerimde bir resim
Dondurulmuş zamanın içinde donmuş sesim
Ben, tablonun içinde, tablo karşımda durur
Kenarında bir saat, zaman sonsuzu vurur
Mat bakan gözlerimde hüzünlerimin sisi
Bükük, kambur sırtımda, ağır bıkkınlık hissi
Sağımda gül bahçesi, dört yanım gül yaprağı
Önümde yeşil düzlük, ve karşımda buz dağı
Ekşi yüzlü bir bulut düşecek gibi durur
Gölgedinde bir güzel ,bir kayada oturur
Çenesinde elleri, dirsekleri dizinde
Kederli bakışları donmuş yârin izinde
Yazması ensesinde, avuçlarında başı
Çizerken yanağını iz kazımış gözgaşı
Unutmuşken kendini öyle mahzun ve sefil
Karşısında bir serçe gagasında karanfil
Kanatları kanamış, pervaz eden bir bülbül
al güller arasında, ram olmuş bir beyaz gül
Güneş guruba inmiş, yer, gök altın sarısı
Yarısı ısıtırken, donduruyor yarısı
Buz dağının ardında ha battı, ha batacak
Uyanan nazlı hilal, geceye can katacak
Tabloma bakıyorken terli, terli ve yorgun
Gölge gibi sessizim ve meyyit kadar durgun
Bu eski çerçevede, donan zamana inat
Cıvıl, cıvıl, şen şakrak; gürül, gürül kâinat
DOST KALEMLERDEN
Simetrik nazar kaldı çerçevenin camında,
Zamân nabzımı sayar suskunluğun tamında.
Bağrıma bir şey değdi, kanadı renkli hüzün,
Tabloda ben çözüldüm, dışımda akıyor gün.
Bir lahza donar nefes, fırça dokunur hâme,
Sûretim susar iken, kâinât eyler nâme.
................Nafiz Basan..............
Çerçeveye Hürmet
Bu tablo latife kaldırmaz belki
Her çizgi bir emanet, her renk niyet.
Zamanı dondurmuşsan köşede
Biz susarız; konuşsun hikmet.
Gül, bahçe olsun diye açmamış
Buz, yalnız üşütmek için değil.
Bir serçe koymuşsun karanfile
Hafiflik bazen ağır bir delil.
Bülbül kanarsa sesi eksilmez
Edep kanat olur, taşır sözü.
Hilal geceden izin alarak doğar
Her ışık haddini bilir, özü özü.
Bu çerçevede kahkaha yoktur belki
Ama sükût da boş durmaz hocam.
Tabloya bakan biz değiliz
Tablo tartar bizi zaman zaman...
.............Ferda,ca..............
Gülün nazı bülbüle, buzun kahrı güneşe,
Kul var olunca düşmüş, hayat denen ateşe.
Hayat bir çerçevedir, durmadan çizer kalem
Her köşede bir âlem, her gönülde bir elem.
Nefes nefes çizeriz, ebede giden yolu
Herkes kendi derdinde, görmeyiz sağı, solu.
Yolun sonu uçurum içi kıpkızıl ateş
Hayatın başı, sonu, baştan başa keşmekeş.
................Nuriye Hsbk Akyol....................
5.0
94% (16)
3.0
6% (1)