0
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
117
Okunma
Sen gittin, gece adımı unuttu.
Şehir üstüme kapandı sessizce.
Bu bir karanlık değildi aslında,
kaderin aceleyle bastığı bir mühürdü.
Sokak lambaları sustu birer birer.
Işık neye yarar, onu da unuttu.
Aydınlık kendi anlamından çekildi,
sensizlik ağır bir kehanete dönüştü.
Ben sensiz eksik değilim belki,
ama kendimin artığıyım artık.
Aynalar beni tanımıyor uzun zamandır,
yokluğum benden önce giriyor odaya.
Adın dilimde bir dua gibi durur,
ama ses olmaya cesaret edemez.
Harflerin mi ağır, kader mi dikkatli,
bildiğim tek şey: kelimeler secdede.
Bu suskunluğun bir adı var aslında:
Nazlı.
Yıldızlar ışıklarını geri aldı,
hiçbiri acımı aydınlatmadı.
Ay göğün eşiğinde durup vazgeçti,
güneş doğmayı erteledi.
Gece şimdi sakin bir nehir,
bakınca huzur, girince kayboluş.
Kıyısında duruyorum sessizce,
avuçlarım açık, içim suskun.
Adın içimden geçip gidiyor,
ama sese dönüşmüyor artık.
Belki de evren şunu söylüyor:
Bazı şeyler çağrılınca gelmez.
Olsun.
Ben seni böyle sevdim.
Adını anmadan, dillendirmeden.
Çünkü bazı aşklar söylenmez,
söylenirse… bozulur.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.