0
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
70
Okunma
Ben, adını içimde taşıyan bir enkazın
sessizce ayakta kalmayı öğrenmiş halim.
Bir bakışın kıyısında,
kendi kalbime sürgünüm;
ne tam sevinçteyim
ne de kederin tamamında.
Arada bir yerdeyim—
sanki kader, ismimi yarım yazmış.
Sen geçince içimden
saatler paslanıyor,
gölgeler yer değiştiriyor,
gecenin omzu çöküyor.
Bir tek senin yokluğun
odanın bütün duvarlarını ezberliyor;
ben susuyorum,
suskunluğum bile senin adınla biçimleniyor.
Kalemi kâğıda değdirince
mürekkep değil, iç çekiş akıyor.
Sözcükler sıralanmıyor;
önlerinde eğiliyorlar hakikatin.
Çünkü bazı adlar vardır,
harfe sığmaz;
bazı yüzler vardır,
bakınca insanın içindeki aynayı kırar.
Sen, ikincisisin.
Bir bahar öğleninde bile
içimde kış taşıyorum artık.
Ne mevsim beni teselli ediyor
ne de gökyüzü avunacak kadar geniş.
Benim göğsümde
adını duyduğum an açılan
eski ve yırtık bir menfez var;
rüzgâr oradan giriyor
ve bütün hatıraları eğri bir dua gibi titretiyor.
Sana varmak mı?
Yoksa senden geçmek mi?
Bilmiyorum.
Benim yazgım,
vardığı yerde kendini kaybeden yollar gibi.
Kimi sevda vardır,
kavuşunca söner;
kimi sevda vardır,
uzakta durdukça büyür—
sen işte o ikinci uçurum,
o derin, o ağır, o suskun büyümesin.
Senden ayrı düştüğüm her gün
içimde bir şehir yıkıldı.
Önce minareler sustu,
sonra çeşmelerin dili kurudu.
Kuşlar bile
senin adını unutan bir sabaha uyanmış gibi
yönünü şaşırdı.
Ben geriye yalnızca
taşına dokunulmuş bir harabe kaldım;
ama bil ki,
harabelerin de kalbi vardır
ve en çok onlar bilir
yıkıntının içinde nasıl yaşanacağını.
Şimdi ben,
gecenin en koyu yerinden çıkarılmış
ince bir yalnızlık gibiyim.
Ne bir dosta tam açılırım
ne bir düşmana tam kapanırım.
Bütün kapılarım sende paslandı;
bütün anahtarlarım
senin sessizliğinde kayboldu.
Bu yüzden,
adıma benzeyen bir eksiklik taşıyorum,
ve her gün onu
senin hatıranla besliyorum.
Bazen düşünüyorum:
Belki de insan,
en çok ulaşamadığı şeyle tamamlanıyor.
Belki de bazı sevgiler
bir ömre sığmak için değil,
ömrü sarsmak için veriliyor.
Ben seni sevdim;
bu sevda beni güzelleştirmedi belki,
ama beni hakikate yaklaştırdı.
Çünkü senin önünde
ne yalan tutunabildi
ne de gurur ayakta kalabildi.
Ve şimdi,
adı senden ibaret bir iç iklimde
sessizce yanıyorum.
Ne külüm bitiyor
ne ateşim sönüyor.
Seni beklemek değil bu artık;
seni taşıyan bir suskunluk,
seni göğsünde saklayan bir mesafe,
seni kaybederek büyüyen
gururlu bir acı.
Benim payıma düşen,
belki de sadece budur:
yıldızın hakkını veren bir gece olmak,
ama ışığına kavuşamamak.
Yine de bil—
sende eksildim diye
kendimden tümden düşmedim;
sende kırıldım diye
şiirden vazgeçmedim.
Çünkü bazı yaralar
insanı öldürmez,
adı olmayan bir derinliğe çevirir.
Ben o derinliğin içinde,
senin yokluğundan örülmüş
sessiz bir taç gibi duruyorum.
Ve bu şiirde
geçirmiyorum adını .
Çünkü sen,
telaffuz edilince
eksilecek kadar dar .
Okunup bitecek kadar basit değilsin
Ne harfler seni taşır
ne sesler seni tamamlar;
sen, söze değdiğin an
bir yanın eksilen hakikatsin.
Bu yüzden
seni söylemiyorum—
içimde büyüyen hâlin,
dilimde küçülmesin diye ey sevdiğim.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.