1
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
94
Okunma
Ben seni sevmekle kalmadım—
kendimden vazgeçtim.
Çünkü bazı sevmeler vardır;
insanı büyütmez,
içinde saklı bütün ihtimalleri susturur.
Adın,
zamanın bile silemediği bir hüküm gibi
içime kazındı.
Ne susmak örttü onu,
ne de unutmak sökebildi.
Ve o hükmün en ince yerinde
bir naz vardı—
çekildikçe derinleşen,
derinleştikçe varlığı eksilten.
Geceler artık dışımda değil;
içimde kurulur.
Karanlık, bir yokluk değil—
senin çekildiğin yerin ağırlığıdır.
Ben seni bir yara gibi taşımadım;
yara, sende anlamını buldu.
Damarlarımda kan değil,
sessiz bir hasret dolaştı.
Bir susuşun vardı—
ne ses, ne sükût;
ikisi arasında kalmış bir hüküm.
Öyle bir çekiliş ki,
dünya bir an
eksik kaldı.
Kader dediler;
ben kaderi, adını tekrar ederek aşarım sandım.
Oysa bazı isimler
yenilmek için değil,
insanı kendine mahkûm etmek içindir.
Şimdi ne dönüş var,
ne de kurtuluş.
Ben sana yanmayı seçtim—
çünkü bazı ateşler
yakmaz;
yalnızca hakikati açar.
Ve bu yanış,
zamana sığmaz.
Bir ömür mü sandın?
Ben seni ömürle ölçmedim.
Ben seni,
bir nazın derin gecesi gibi sevdim.
Ve bil:
kül olursam,
dağılan ben değilim.
Çünkü ben seni
bir kalp gibi değil,
bir uçurum gibi sevdim.
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.