2
Yorum
15
Beğeni
5,0
Puan
223
Okunma

En çok sustuğum yerden konuşuyorum sana şimdi.
Kimsenin uğramadığı,
adının bile sorulmadığı bir boşluktan.
İçimde biriktirdiklerim kelimeye sığmadı;
dilime değil, sessizliğime gömdüm hepsini.
Ve bekledim…
Nefes almadan, fark edilmeden.
Biliyor musun nasılım?
Yarım kalmış bir hikâye değilim aslında;
yarıda bırakılmış bir anlatıcıyım.
Altı çizilmiş ama okunmamış cümlelerim var.
En can alıcı yerinde kapağı kapanmış
bir kitap gibi duruyorum kendi içimde.
Kalbimde cam kırıkları dolaşıyor hâlâ.
Her “iyiyim” dediğimde
bir tanesi daha batıyor içeri.
Gülüşlerim bandaj oldu zamanla;
kanamayı durdurmadı
ama dışarıdan görünmesini engelledi.
Gidişinden sonra mevsimleri saymayı bıraktım.
Çünkü zaman ilerlemedi,
sadece ben ağırlaştım.
Takvimler değişti belki
ama içimde hep aynı gün kaldı:
Senin eksildiğin gün.
Yorgunum…
Ama bu yorgunluk uykuyla geçmiyor.
Anlatamadıklarımın,
anlaşılmadıkça büyüyen o yükün ağırlığı bu.
Kendime bile çarpa çarpa
kendimi kaybettim kalabalıklarda.
Aynaya bakınca hâlâ biri var
ama eskisi değil.
Soruyorsan hâlâ: nasılım?
Bir enkazın altında kalmış gibiyim.
Dışarıya “iyiyim” işareti yapan
ama kendi sesini duyamayan biri.
Ayakta duruyorum evet,
ama içim çoktan çöktü.
Kimsesizliğimin kalabalığında yaşıyorum şimdi.
Adresimi bilmiyorsun,
zaten gelsen de bulamazsın.
Kapıyı aralık tutuyorum hâlâ;
umut olduğu için değil,
alıştığım için.
Yokluğuna alışmayı
varlığının hayaliyle deniyorum.
Sesim eskisi gibi çıkmıyor farkındayım.
Kelime dağarcığım daraldı,
bazı isimler fazla yer kaplıyor.
Sustum çünkü anlatmak,
seni benden daha çok eksiltti.
Bazı suskunluklar
sadakattir.
Eskiden limandım.
Herkes fırtınada bana sığınırdı.
Şimdi ben,
dalgalarla tek başına dövülen bir kayayım.
Ne gelen var ne giden.
Sadece içimde kabaran sular
ve dışarıya verdiğim sakin görüntü.
Sitem etmiyorum.
Kırgın da değilim.
Kırılacak yerim kalmadı sadece.
Her darbede biraz daha sertleşen
ama içten içe çatlayan bir kalple
yürümeye devam ediyorum.
Nereye gittiğimi bilmeden.
Güneş doğuyor belki
ama benim içimde hep gece.
Yıldızları söndürülmüş
bir gökyüzü taşıyorum göğsümde.
Yine de karanlığa alışmak için değil,
kendi ışığımı hatırlamak için
yürüyorum bu geceyi.
Ve bak…
Beni merak etme artık.
Ben senin bıraktığın yerde değilim.
Yokluğunla temizlenen,
kendi içini yeniden kurmaya çalışan biriyim.
O boşluğa koca bir hayat sığdırdım
ama senin “hiçliğini” değil.
Değdi mi diye soracak olursan…
Cevabım hazır.
Ben kaybettim belki
ama kendimden vazgeçmedim.
Ve bu,
her şeye rağmen
kalmaya değer bir so
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.