1
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
45
Okunma
Beni Anlat
Biri çıkıp sorarsa beni sana,
“Yüreğimde patlayan sessiz bir fırtınaydı” de.
Sevmenin; bir başkasının gölgesinde
Sırf kendi ateşini tutarak yanmak olduğunu
En iyi o bilirdi, diye anlat.
“Kendi yalnızlığını bana armağan etmişti” de.
Güneş varken karanlıkta benimle yürüyen,
Sınır tanımayan bir sadakatin yükünü
Kendi omuzlarında taşıyan,
O sessiz fedakârlığı anlat.
Her nefesinde canını yakan bir ben vardım,
Suskunluğu büyüten bir aşkın gölgesinde
Hiç saklamadan döktüğü acıyı
“Beni bir cam parçası gibi yuttu” de ona.
O, karanlıkta beni bırakmayıp
Kendi ruhunu yakarak benim yolumu aydınlattı.
De ki: “Ben onun mavisini ödünç aldım, o bana siyahını bağışladı.”
Kendi rengini silerken
Adımı taşıyan lekeleri göğüsledi.
Boşluk doldurmaktan değil,
Kendi doluluğunu benimle paylaştı.
Enkaz olduğumu bilmesine rağmen geldi.
Saraylar inşa etmedi üzerime,
Yıkıntılar altında benimle bekledi,
Birlikte eriyerek var olmak için durdu.
Beni sıradan mevsimlerle anlatma;
Zemheri ortasında açan bir çiçekti o.
Gözleri ferini yitirdiğinde bile
Ben karanlıkta kalmayayım diye
Kendi ruhunu ateşe verdi.
Git demedim ama kal diyecek tek bir kelime bırakmadım.
Arada kalmışlığın sivri köşesinde
Kan revan içinde beklediğini,
Bekleyişin canından ne parçalar kopardığını
Saklama.
“O bende hiç var olmadı ama benden hiç gitmedi.”
Beni alışkanlık değil, kader gibi taşıdı.
Boynu büküldü, ama sebebi hayatın yükü değil,
Benim ağırlığımdı.
Geceleri vicdan azabına adımı vererek başladı.
“Bir vedayı bile bana çok gördü” de.
Cebinde biriktirdiği binlerce “elveda” ile
Her sabah bir “merhaba” gibi yüzüme baktı.
“Ben onun en çok kanayan ama hiç kapanmayan yarasıydım” de.
Her dokunuşum acı verse de
Benden kaçmayan çocuksu inadını anlat.
Ve de ki: “Ben bir ihtimal sandım, o inançtı.”
Aşk bir tercih değil, bir feda edişti;
Kendi varlığını, benim yokluğuma
Nasıl adadı,
Sadece bir kez, gerçekten anla…
5.0
100% (2)