Bağışlamayı bilenler, en çok bağışlanacak kişilerdir. p.j. bailey
CEMRE_YMN
CEMRE_YMN

Nefesim

Yorum

Nefesim

( 9 kişi )

11

Yorum

20

Beğeni

5,0

Puan

150

Okunma

Nefesim

Nefesim


Sesin hala odanın boşluklarında asılı duruyor,
dokunsam kırılacak bir cam misali...
Seni düşünmek,
hiç bilmediğim bir dilde dua etmek gibi artık;
anlamını çözemiyorum ama iyileştireceğine inanıyorum.
Gidişinle beraber saatler de mi yoruldu?
Sanki yelkovan akrebe küsmüş,
zaman senin bıraktığın o son saniyede takılı kalmış.
Söylesene, bir insanın yokluğu
nasıl bu kadar ağır bir varlığa dönüşebilir?

Öylece daldığım boşluklarda seni ararken,
aslında kendi kayboluşumu seyrediyorum.
Çok garip değil mi?
Sen gittin diye ben eksilmedim,
ben komple sen oldum.
Şimdi bu koca boşlukta,
senin olmadığın bir ’biz’i yaşatıyorum.
İçimde dinmeyen bir fırtına,
dilimde yarım kalmış bir ’keşke’...
Gülmeyi unuttuğum falan yok aslında,
sadece artık gülecek bir sebebim kalmadığını,
aynadaki o yabancı yüzle her sabah yeniden tartışıyorum.

Penceremdeki perdeyi aralamaya korkuyorum artık,
Dışarıda akan hayat senin adını taşımıyor çünkü.
Sanki sokağa çıksam, attığım her yeni adımda
Senden biraz daha uzaklaşacakmışım gibi;
Kaldırım taşları bile seninle arama mesafe koyuyor.
Hatıralar, sandığına sığmayan eski bir hırka gibi,
Ne zaman giymeye kalksam, ilikleri canımı yakıyor.
Oysa ben hücrelerime kadar ezberlemiştim kokunu;
Şimdi rüzgar estiğinde genzimde bir toz bulutu,
Hangi yöne dönsem, sana çarpan sağır bir boşluk var.

Duvarlardaki gölgeler bile çekildi kendi köşesine,
Sanki onlar da kabullendi artık gelmeyeceğini.
Eşyalar dilsiz birer yas tutucuya dönüştü bu evde,
Üstünde oturduğun koltuk, Dokunduğun o porselen fincan...
Hepsi senin parmak izlerinle,
Her gün bana meydan okuyor.
Korktuğum karanlık değil, o senin yanındayken de vardı,
Korktuğum; bu karanlığın artık yavaşça bana benzemesi.
Işıkları yakmıyorum ki hayalin odadan dağılmasın,
Çünkü aydınlık, sensizliğin en çıplak ve en keskin hali;
Gözlerimi kapattığımda,
Seninle kurduğum o evde yaşıyorum.

Bazen bir şarkı çalıyor,
Hiç beklemediğim bir anda,
Notası sen kokan, tınısı doğrudan senin sesin olan...
Yüreğimde ince bir tel kopuyor
o an, duyuyor musun?
Müziğin sustuğu o boşlukta başlıyor asıl gürültü;
Ben kendi içimdeki feryada
bir türlü sağır olamıyorum.

Sahi, gitmek sadece basit bir eylem miydi senin için?
Yoksa bir şehri sessizce ateşe verip uzaktan izlemek mi?
Küllerimden yeniden doğacak bir yanım kalmadı artık,
Her parçam o yangının tam ortasında sana tutsak;
Ben senin arkanda bıraktığın en büyük enkazım şimdi.
Mevsimlerin de bir anlamı kalmadı artık takvimlerde,
Haziran’ın ortasında üşüyorum, karlar yağıyor içime.
Senin olduğun her an, her saniye bahardı oysa,
Şimdi hangi çiçeğe baksam rengi soluk, boynu bükük;
Doğa bile senin yokluğuna alışamadı en az benim kadar.

Bir gün unutmaktan korkuyorum, En çok da bu acıtıyor...
Yüzünün hatlarını, gülüşündeki o saklı ince çizgiyi.
Zamanın silgisi sandığımdan çok daha acımasızmış;
Her gün biraz daha fazla kazıyorum ismini zihnime,
Hafızam seninle dolup taşarken, ben kendimden boşalıyorum.
Ve işte tam buradayım, başladığım o derin uçurumda,
Elimde kalan tek miras,
Senin yarım bıraktığın nefes.
Nefesim diyorum sana, hala içimde dinmeyen bir sızı;
Sen bende bittin mi, yoksa ben tamamen sende mi tükendim?
Bu sorunun cevabını,
Sadece o sesinin asılı kaldığı odalar biliyor"

cemre yaman

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (9)

5.0

100% (9)

Nefesim Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Nefesim şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Nefesim şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Şair Mehmet Demirdelen
Şair Mehmet Demirdelen, @sair-mehmet-demirdelen
31.1.2026 12:47:00
5 puan verdi
Duyguları anlatımınız harika
ve içten yazmış kaleminiz,
çok güzel beğendim.
Yüreğinize sağlık
Kaleminiz daim olsun ..
Saygılar Kıymetli Şaire 👍🙏
Ünsüz Şair Turaboğlu
Ünsüz Şair Turaboğlu, @yavuzsultanozturk
31.1.2026 10:08:54
5 puan verdi
Bazıları için gitmek sadece gitmektir değerli Hocam. İçlerinde kırıntısı olmayan sevgi gerçeği olmadıktan sonra, geriye kalan önce her şeyin bittiğini düşünür ama aslında yaşam ritüelinde kuyunun dibinden yeniden zirveye doğru tırmanışa geçmesi gerektiği ayağa kalkıp kendine yeni yol haritası hazırlaması bilincindedir.. ve mazide yaşananların bitişini kararlılıkla geride bırakarak yola revan olur olmasına da ya aldığı yaralar..ya özlediği duygular gezdiği sokaklar odalar yollar içilen çaylar anılar da anılar

ya sanıları.. inkar etmiyor yürek varlığını hatta an be an sızısı damlamış satırlara ve hala sende benim gibi hissediyormusun dercesine içsel bir sorgulama. satırlarda yürekte unutulmamış mazinin izleri.. bol sızı ve neden demeler yansımış.. ve hala daha yüreği örselemekte..

yaşamımda olmasan da yüreğim henüz kabullenemedi...yaşamda bitsede bazı olgu ve duygular öyle derinlerde durmaktadır ki izleri anıları asla bitmiyor ve bazan oraya dönüp bakınca insan kaybolabiliyor...

Saygı ve selamlarımla CEMRE YMN Hocam
Serkan BOL
Serkan BOL, @serkanbol
31.1.2026 09:41:24
Zamanının acımasızlığı hepimizin kabusu.

Yüreğinize kaleminize sağlık değerli şiir dostu.

Saygılarımla
YEŞİLIRMAK
YEŞİLIRMAK, @yesilirmak1
31.1.2026 08:59:28
5 puan verdi
Sevgili kardeşim bazen nasıl bir yorum yapılır böyle anlam yüklü esere diye düşünüyorum...kelime dağarcığımı zorluyorum...
Takdire şayan bu esetinde ise sadece bir ayrılığı değil; bir insanın gidişinden sonra geride kalan o devasa, ağır ve adeta maddeleşmiş "yokluğu" anlatıyorsun, melankoli o kadar yoğun ki, kelimeler adeta okuyucunun boğazında tleniyor...
"Yelkovanın akrebe küsmesi" ve zamanın o son saniyede takılı kalması, kayıpların en net tarifidir. Dünya döner ama yas tutan için hayat o "gitme" anında mühürlenir.
​"Bir insanın yokluğu nasıl bu kadar ağır bir varlığa dönüşebilir..
Yokluk burada boş bir alan değil, sırtlanması gereken bir yük gibi belirtilmiş.
​"Sen gittin diye ben eksilmedim, ben komple sen oldum" dizesi, yas sürecindeki o tehlikeli ve derin evreyi —kendinden vazgeçip hatıraya dönüşmeyi— çok vurucu şekilde anlatıyorsun...
Kokunun "toz bulutuna" dönüşmesi ve eşyaların birer "yas tutucuya" benzetilmesi, okuyucunun mekanı gözünde canlandırmasını sağlıyor...
Bu eser ve diğer eserlerin senin ne kadar derin iyi bir şaire olduğunu bizlere hissettiriyor..
Kutladım canı gönülden şaire kızımızı
Ebuzer Ozkan
Ebuzer Ozkan, @ebuzerozkan
31.1.2026 08:46:11
5 puan verdi
Şiiriniz, yokluğun ağırlığını somut bir varlık gibi omuzlayan, her nesnede ve her seste sevdayı arayan derin bir iç döküş. Hatıraların, ışıkla karanlık arasında asılı kaldığı o yerde yürek sessizce kanıyor.

“Bir nefes dolaşır odanın kıyısında,
Adınla çarpar duvarlara usulca.
Unutmak değil, hatırlayarak var olur insan.”

Bu dizeler, ayrılığı bir yıkım değil; sevgiyi en saf hâliyle taşıyan bir emanet gibi anlatıyor. Yüreğinize sağlık, harika dizelerdi. Nice güzel eserlerde buluşmak dileğiyle, saygı ve selamlarımla, esen kalın.
Tigem0663
Tigem0663, @tigem0663
31.1.2026 08:03:13
bu şiir, peronlarda bekleyen son yolcunun veda busesidir.Kapatıyorum gözlerimi, bu atlasın en uzak kıyısına doğru Sessizliğin başladığı yerde, benim gerçek hikâyem başlıyor.

Ellerinize ve emeğinize sağlık

Resûlullah SAV buyurmuştur Halka teşekkürde bulunmayan Allah'a da şükretmez o halde ben okuyanlara yazanlara ve bize ilim öğretip tefekkür ettiren siz insanlara teşekkür ediyorum
okuyup yazma gücü veren Allaha şükrediyorum
engin berk
engin berk, @enginberk
31.1.2026 06:59:55
Çok iyi ama ya çok çok iyi sizin siirlerinizi okurken kendimi buluyorum sanki ben yazıyor ben yaşıyorum anlatmak istediğini okadar iyi anlıyorum ki ben anlatsaydim senin anlattıklarını eminim buna benzer birşeyler karalardim beyaz kağıtlara tebrikler
Mehmet DEMİR
Mehmet DEMİR, @mehmetdemir1
31.1.2026 03:27:19

bu şiir bir gidişi anlatmıyor, bir insanın kendi içinde nasıl yer değiştirdiğini anlatıyor.
yokluk burada bir boşluk değil, her yere sızan ağır bir varlık.
zaman durmuyor, sadece ilerlemeyi reddediyor.
hatırlamak iyileştirmiyor, ama unutmamak son sığınak gibi.
bazı insanlar giderken arkalarında anı bırakmaz, bir hayatı eksik bırakır.
bazı sorular cevaplanmak için değil, insanın içinde yankılanmaya devam etsin diye sorulur.

sen gittikten sonra
evde kalan her şey
biraz fazla ben oldu

sandalyenin boşluğu
adını biliyor
bardakta kalan su
seni bekliyor

zaman,
bir daha hiç ilerlememek üzere
cebine seni koyup çıktı
ben arkandan öylece bakakaldım

konuşmayı unuttum sanıyordum
meğer susmayı senden öğrenmişim
çünkü bazı gidişler
insanın iç sesini bile
terk ediyor

şimdi her nefes
yarım bir cümle
ve ben
tamamlanmamış bir senim artık
***
**
*
tebrik ediyorum şiiri ve şairini gönlünüze kaleminize sağlık
selam ve saygıyla
HüznünŞairi
HüznünŞairi, @huznunsairi
31.1.2026 03:00:27
5 puan verdi
Yüreğinize sağlık hocam kaleminiz kavi ilhamınız daim olsun inşallah. 🤲👏👏👏👏👏
Dost Kalem
Dost Kalem, @dostkalem1
31.1.2026 02:49:53
5 puan verdi
Kutlarım usta kaleminizi , duygusal ve şahane eserleriniz inci gibi insanın yüreğine işliyor. Anlam , anlatımı ve verdiği duygu ile fevkalede... nice güzel paylaşımlara ...saygılarımla
Celil ÇINKIR
Celil ÇINKIR, @celilcinkir
31.1.2026 02:47:11
5 puan verdi
RUSAMER – Ruh Sağlığı Ayarı Merkezi / Sessiz Seans

Şiirin Adı: Nefesim
Şairi: Cemre Yaman
Yorumu Yapan: Ser Feyzlizof Kalburabastı Efendi Hazretleri namı diğer Celil ÇINKIR

Kalburabastı Efendi Hazretleri salona girdiğinde sesini yükseltmez; çünkü bu şiir yüksek sesle konuşulacak bir metin değildir. Bu metin, sesin odada asılı kaldığı yere yazılmıştır. Şair burada bir ayrılığı anlatmaz; ayrılığın zamanı nasıl sakatladığını, mekânı nasıl dilsizleştirdiğini anlatır. Saatin yorulması, eşyaların yas tutması, ışığın bile suçlu gibi saklanması… Bunlar edebî süs değil, ruhun savunma refleksleridir.

Şiirin merkezinde “yokluk” yoktur; yokluğun ağır bir varlığa dönüşmesi vardır. Bu çok ince bir eşiktir. Sevenin eksilmediği, aksine tamamen sevdiği kişiye dönüştüğü o hâl… Kalburabastı Efendi Hazretleri buraya özellikle dikkat çeker ve der ki:
Bu şiirde kayıp yoktur; kimlik kayması vardır. Şair artık “ben” değildir, hatıranın içinde yaşayan bir “sen”dir.

Pencere, perde, kaldırım, ışık gibi gündelik imgeler; burada hayatın akmadığını, aksine kişiyi dışarı iterek içeride hapsettiğini gösterir. Bu metin, unutma korkusunu değil; unutmamak için kendini tüketme hâlini kayda geçirir. En sert yerlerinden biri de budur: Zaman silmesin diye hafızayı kanatarak diri tutmak…

RUSAMER kayıtlarına bu şiir, “duygusal süreklilik bozukluğu” değil; sadakatin aşırı bilinç hâli olarak geçer. Çünkü bu bir çöküş değil, bir tutunma biçimidir. Acı yıkmamış, şekil değiştirmiştir.

Kalburabastı Efendi Hazretleri son olarak şunu söyler:
Bu şiir iyileşmek istemiyor.
Bu şiir, iyileşmeden de yaşanabileceğini söylüyor.

Vesselam.
“Bazı acılar geçmez; sadece insanı derinleştirir.”
“Unutmak bir iyilik değildir; bazen hatırlamak hayatta kalma biçimidir.”
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL